Taşınmaz Satışında Ayrıca Ödeneceği Belirtilmediği Sürece Kdv'nin Satış Bedeline Dahil Olduğu Yargıtay Kararı
Alanya avukat olarak hizmet veren Aşıkoğlu Hukuk Bürosu, Eski Alanya Cumhuriyet Savcısı Mehmet Aşıkoğlu tarafından Alanya'da kuruldu.
alanya,hukuk,bürosu,avukat,dava,danışma,mehmet,aşıkoğlu,mehmet aşıkoğlu,savcı,eski,ceza,ticaret,haciz,alacak,borçlar,Mehemet,Aşıkoğlu,alanya,avukat,hukuk,bürosu,alanya avukat, mehmet aşıkoğlu, alanya hukuk bürosu
17422
post-template-default,single,single-post,postid-17422,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,side_area_uncovered_from_content,vss_responsive_adv,vss_width_768,qode-theme-ver-14.2,qode-theme-bridge,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive
 

Taşınmaz Satışında Ayrıca Ödeneceği Belirtilmediği Sürece Kdv’nin Satış Bedeline Dahil Olduğu Yargıtay Kararı

Taşınmaz Satışında Ayrıca Ödeneceği Belirtilmediği Sürece Kdv’nin Satış Bedeline Dahil Olduğu Yargıtay Kararı

Özet:


Satış sözleşmesinde, satış bedelinin KDV’yi içermediği hususunun ayrıca ve açıkça belirtilmemesi halinde KDV’nin de satış bedeli ile birlikte bu bedel kapsamında ödendiğinin kabul edilmesi gerektiği; aksinin (KDV bedelinin ayrıca ödeneceği hususunun) davacı tarafça ispat edilmesi gerektiği

 

T.C.
Yargıtay

Esas No:2014/19132
Karar No:2015/6993
K. Tarihi:12.5.2015

 

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirketin sekiz adet tarlanın tapudan satışı konusunda anlaştıklarını ve bu satış için fatura düzenlendiğini, müvekkilince davalıya 214.760-TL bedelli faturanın gönderildiğini ve davalının da bu faturaya herhangi bir itirazının olmadığını, ancak davalı tarafın faturada belirtilen miktarın KDV bedelini keserek 182.000-TL olarak ödediğini,  bu nedenle davalı aleyhine Kırklareli İcra Müdürlüğü’nün 2013/**** sayılı dosyasından icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacının 8 adet gayrimenkulün KDV dahil 182.000-TL bedel karşılığında alım ve satımı konusunda mutabakata vardıklarını ve taşınmazların KDV dahil 182.000-TL bedel ile tapudan satın alındığını, davacının KDV bedeli adı altında para talep etmesinin hukuksal olmadığını beyanla, davanın reddine ve davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, KDV bedelinin davalı tarafından ödeneceğini ispat yükünün davacıya ait olup, davacının buna dair herhangi bir yazılı delil ibraz edemediği, müddeabihin miktarı itibariyle HMK’nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca tanık da dinlenemeyeceği, Kırklareli Tapu Müdürlüğü’nün 23.12.2011 tarihli ve 12502 sayılı resmî senedinde dava konu taşınmazların davacı tarafından davalıya toplam 182.000-TL bedelle satıldığı,   bu senette de KDV’nin davalı tarafça ödeneceğine dair herhangi bir hüküm bulunmadığı, Yargıtay içtihatlarına göre (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 03.11.2010 tarihli ve 2010/3127 E., 2010/12338 K.,  Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 11.06.2013 tarihli ve 2013/8012 E., 2013/10801 K. Sayılı..)  satış bedelinin KDV’yi içermediği hususu ayrıca belirtilmedikçe KDV’nin satış bedeli ile birlikte bu bedel kapsamında ödendiğinin kabul edildiği, davacı satıcının dava konusu taşınmazları tapu  resmi senetleri ile 182.000-TL bedel karşılığı nakden ve peşin olarak davalıya sattığı, somut olayda, davalı alıcının ayrıca KDV ödeyeceğine dair bir kabulü ve bu doğrultuda bir belge bulunmadığı, davacının tek yanlı olarak düzenlediği faturanın böyle bir belge niteliğinde olmadığı gerekçeleriyle, davanın reddine, davacının kötüniyetle takip yaptığı kanıtlanamadığından   davalının tazminat isteminin de reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, 12.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

No Comments

Post A Comment

Hemen Arayın
FinlandEnglishRussiaGermanIran