Tapu İptal Ve Tescil, 3. Kişi Konumunda Müteahhit Taşınmaz Fiyatını Bilmediği
Aşıkoğlu Hukuk Bürosu, Eski Alanya Cumhuriyet Savcısı Mehmet Aşıkoğlu tarafından Alanya'da kurulmuş olup, yerli ve yabancı müvekkillere hukuki danışmanlık veren hukuk bürosudur.
alanya,hukuk,bürosu,avukat,dava,danışma,mehmet,aşıkoğlu,mehmet aşıkoğlu,savcı,eski,ceza,ticaret,haciz,alacak,borçlar,Mehemet,Aşıkoğlu,alanya,avukat,hukuk,bürosu,alanya avukat, mehmet aşıkoğlu, alanya hukuk bürosu
17599
post-template-default,single,single-post,postid-17599,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,side_area_uncovered_from_content,qode-theme-ver-14.2,qode-theme-bridge,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive
 

Tapu İptal Ve Tescil, 3. Kişi Konumunda Müteahhit Taşınmaz Fiyatını Bilmediği

Tapu İptal Ve Tescil, 3. Kişi Konumunda Müteahhit Taşınmaz Fiyatını Bilmediği

T.C
YARGITAY
1. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2015/9380
KARAR NO:2018/8897
KARAR TARİHİ:09.04.2018
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

>>SAHTECİLİK HUKUKSAL NEDENE DAYALI TAPU İPTAL VE TESCİL- MÜTEAHHİTLİK YAPAN BİRİSİNİN TAŞINMAZ FİYATLARINI BİLMEDİĞİ SÖYLENEMEZ VE 3. KİŞİ KONUMUNDAKİ İYİ NİYETTEN YARARLANAMAZ.

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’un raporu okundu, açıklamaları
dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

KARAR

Dava, sahtecilik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacı, kayden maliki olduğu 1109 parsel (yeni 33 parsel) sayılı taşınmazın satışı hususunda dava dışı …’ye sahte imza ile … 10.Noterliğince düzenlenen 28.01.2005 tarih ve 2657 yevmiye numaralı vekaletname ile yetki verildiğini, imzanın izni ve bilgisi dışında atıldığını, dava konusu taşınmazın vekil sıfatıyla … tarafından 02.02.2005’de davalı …’ya, ondan da diğer davalı …’e 15.03.2005 tarihinde satış suretiyle temlik edildiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı …, taşınmazı satın alan iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı …, davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.

Mahkemece, davalı …’ın iyi niyetli 3.kişi konumunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine, diğer davalı … yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu taşınmaz davacıya ait iken 28.01.2005 tarih ve 2657 yevmiye ile dava dışı …’ye verilen vekaletname kullanılarak davacının vekili sıfatı ile … tarafından taşınmazın 02.02.2005 tarihinde davalı …’ya satış suretiyle temlik edildiği, … tarafından da 15.03.2005 tarihinde diğer davalı …’a 8.000 TL bedel gösterilerek yine satış suretiyle temlik edildiği, … Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 16.12.2005 tarihli raporunda davacı adına satış yetkisini içerir 28.01.2005 tarihli
vekaletnamedeki imzanın davacının el ürünü olmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Sahte vekaletname ile davalı …’ya yapılan satışın geçersiz olduğunda tereddüt bulunmamaktadır. Davalı …’dan taşınmazı edinen diğer davalı …’ın iyi niyetli olması
halinde TMK’nun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanacağı kuşkusuzdur.

Davalı … 23.06.2005 tarihli cevap dilekçesinde; yüklenici olduğunu, dava konusu taşınmazı emlakçı vasıtası ile 100.000,00 TL karşılığında satın aldığını savunmuştur. Resmi akit de gösterilen satış bedeli 8.000 TL, bilirkişi tarafından taşınmazın satış ve
dava tarihlerindeki belirlenen değeri 348.000,00 TL’dir.

Her ne kadar, davalı … satıcısına 100.000,00 TL ödediğini savunmuş ise de bu savunmasını usulüne uygun bir şekilde kanıtlayamadığı gibi, kanıtlamış bile olsa mahkemece saptanan bedelin 3/1 oranında bir bedel ödediğini bildirmesi karşısında
basiretli bir tacir gibi davrandığı kabul edilemez. Bir başka ifade ile müteahhitlik yapan birisinin taşınmaz fiyatlarını bilmediği söylenemez. Bu durumda da 348.000,00 TL’lik taşınmazı 8.000 TL’ye alması karşısında iyiniyetli olduğu, dolayısıyla TMK’nın
1023.maddesinin koruyuculuğundan yararlanacağı kabul edilemez.

Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

Davacının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09.04.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

No Comments

Post A Comment

FinlandEnglishRussiaGermanIran