Muris Muvazaası
Alanya avukat olarak hizmet veren Aşıkoğlu Hukuk Bürosu, Eski Alanya Cumhuriyet Savcısı Mehmet Aşıkoğlu tarafından Alanya'da kuruldu.
alanya,hukuk,bürosu,avukat,dava,danışma,mehmet,aşıkoğlu,mehmet aşıkoğlu,savcı,eski,ceza,ticaret,haciz,alacak,borçlar,Mehemet,Aşıkoğlu,alanya,avukat,hukuk,bürosu,alanya avukat, mehmet aşıkoğlu, alanya hukuk bürosu
23525
post-template-default,single,single-post,postid-23525,single-format-standard,bridge-core-2.5,ajax_fade,page_not_loaded,,side_area_uncovered_from_content,vss_responsive_adv,vss_width_768,qode-theme-ver-14.2,qode-theme-bridge,wpb-js-composer js-comp-ver-6.4.1,vc_responsive
 

Muris Muvazaası

Muris Muvazaası

 

 

Muris muvazaası diğer adı ile mirastan mal kaçırma; murisin mirasçısını mirastan yoksun bırakma amacı ile yaptığı karşılıksız kazandırmaları satış sözleşmesi veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi varmış gibi göstererek devretmesidir. Kanunen, bazı kimseler yasal mirasçı olarak belirlenmiş ve onlara bir takım oranlarda miras paylaştırılmıştır. Fakat kanunda düzenlenen bu durumu gerçekleştirmemek adına, kişiler ölmeden önce malvarlığını mirasçılarından birine satmış gibi göstererek, bazı mirasçılarının miras hakkından faydalanmasını engellemeye çalışmaktadır.

Muris Muvazaasının varlığından söz edebilmek için bir takım şartların mevcudiyeti gerekmektedir. Öncelikle görünüşte işlem olması gerekmektedir. Görünüşteki işlemden kasıt; murisin gerçek iradesiyle örtüşmeyen sadece mirasçılara hak mahrumiyeti yaşatmak adına yaptığı işlemdir. Örnek vermek gerekirse, satım sözleşmesi adı altına murisin oğluna yaptığı karşılıksız kazandırmada görünüşteki işlem satım sözleşmesidir ancak murisin gerçek iradesi bağışlama yönündedir. Bu tip durumlarda genellikle malvarlığını devredilirken bir bedel varmış gibi gösterilip, söz konusu mal varlığının tenkise tabi olmasının önüne geçilir. Nedeni ise Türk Medeni Kanunu’nun 565.maddesinde yer alan bir takım karşılıksız kazandırmaların geçersiz sayılacağı ve tenkise tabi sayılacağı hükmüdür.

İkinci olarak ise ortada bir muvazaa sözleşmesi olmalıdır ki bundan kasıt gerçek iradelerinin görünüşteki işlem gibi olmadığı, sırf 3. Kişileri aldatmak adına görünüşteki işlemi yapmalarıdır. Muvazaa sözleşmesinin yazılı olmasına gerek yoktur.

Üçüncü olarak ise; murisin amacının en başında da belirtildiği üzere mirasçılardan mal kaçırma olmasıdır. Ancak bu noktada şu hususa dikkat etmek gerekir ki; murisin muvazaalı işlemi yaptığı sırada hiç mirasçısı yoksa ya da mirasçılarından haberi yoksa bu noktada aldatmadan ya da muvazaadan bahsedilemez.

Son olarak ise ortada bir de gizli işlem olması gerekmektedir. Görünüşteki işlemde kısmında bahsedildiği üzere tarafların gerçek iradesi gizli bir işlem olmalıdır. Gündelik hayatta gizli işlem genel olarak bağışlamadır. Taraflar devir sırasında sözde bir bedel göstererek hiç bedel ödemeden ya da gerçek bedelin çok altında bedel ödeyerek muris muvazaasını gerçekleştirirler. Türk Borçlar Kanunu gereği görünüşteki işlem tarafların gerçek iradesiyle örtüşmemesi sebebiyle geçersiz sayılacaktır ancak gizli işlem kanundaki şekil şartlarını sağladığı takdirde kural olarak geçerlidir.

  • Buraya tıklayarak diğer makale, örnek karar ve dilekçelerimize ulaşabilirsiniz
No Comments

Sorry, the comment form is closed at this time.

EnglishGermanRussiaFinlandIran Hemen Arayın