HACZİN KALDIRILMASI İSTEMİ-YARGITAY KARARI
Alanya avukat olarak hizmet veren Aşıkoğlu Hukuk Bürosu, Eski Alanya Cumhuriyet Savcısı Mehmet Aşıkoğlu tarafından Alanya'da kuruldu.
alanya,hukuk,bürosu,avukat,dava,danışma,mehmet,aşıkoğlu,mehmet aşıkoğlu,savcı,eski,ceza,ticaret,haciz,alacak,borçlar,Mehemet,Aşıkoğlu,alanya,avukat,hukuk,bürosu,alanya avukat, mehmet aşıkoğlu, alanya hukuk bürosu
19136
post-template-default,single,single-post,postid-19136,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,side_area_uncovered_from_content,vss_responsive_adv,vss_width_768,qode-theme-ver-14.2,qode-theme-bridge,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive
 

HACZİN KALDIRILMASI İSTEMİ-YARGITAY KARARI

HACZİN KALDIRILMASI İSTEMİ-YARGITAY KARARI

T.C YARGITAY 
21.Hukuk Dairesi 
Esas: 2018/ 613 
Karar: 2019 / 262 
Karar Tarihi: 21.01.2019

Dava: A) Davacı İstemi:

Davacı, ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu, hakkında başlatılan icra takibinin durdurulmasını ve gayrimenkulüne konulan haczin kaldırılmasını talep etmiştir.

B) Davalı Cevabı:

Davalı Kurum vekili, takip konusu borçların …Kargoya ait olmadığını, satış dayanağı icra takip dosyalarının 2 5224 03 03 1010713 034 05-35 sayılı işyeri dosyasının davacı adına kayıtlı olduğunu, söz konusu takiplerin kesinleştiğini, konulan hacizde hukuka aykırılık bulunmadığını, davaya bakmakla yetkili mahkemelerin İstanbul İş Mahkemeleri olduğunu, bu sebeple açılan davanın öncelikle yetkisizlik sebebiyle ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C) İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:

Mahkemece; “Tüm dosya kapsamı ve itibar edilen bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda, Davacı Borçlu vekilinin haczin kaldırılması talebinin reddine, Davaya konu taşınmazın 200.000 TL den aşağı olmamak üzere satılarak satış bedelinden 160.000 TL sinin haline münasip bir ev alabilmesi için borçluya verilmesine, artan kısmın borcun ödenmesinde kullanılmasına” karar verilmiştir.

İstinaf başvurusu: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dosyada 2 ayrı bilirkişi raporu olduğu, 24/03/2013 tarihli rapor ile 30/11/2015 tarihli raporda takdir edilen kıymetlerin farklı olduğu, raporlar arasındaki bu çelişkinin giderilmesi gerektiği, bilirkişi raporlarının karar vermeye elverişli raporlar olmadığı, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 27/12/2013 tarih 2013/18657 Esas, 2013/2608 Karar sayılı kararının ve dosyasının incelenmesi gerektiği gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi kararının bozularak davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davalı SGK vekili dilekçesinde; dosyada 2 bilirkişi raporu olduğu, raporlar arasında çelişki olduğu, değerin düşük gösterildiği, bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, kararın incelenerek tümden reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

D) Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ve Gerekçesi:

Bölge Adliye Mahkemesince ; “30/11/2015 tarihli heyet halinde verilen raporda ise 200.000,00 TL kıymet biçildiği, davacının benzer muhit ve mahiyetteki haline münasip bir evi ise 160.000,00 TL bedelle alabileceğinin belirtilen bilirkişi raporu esas alınarak ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu” gerekçesiyle davacı vekili ile davalı kurum vekilinin istinaf istemilerinin oy birliğiyle “esastan reddine” karar verilmiştir.

E) Temyiz: Davalı SGK temyiz nedenleri:

-Bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını,

-Mahcuz taşınmazın belirlenen değerinin afaki olduğunu,

-Taşınmazın yapısal özellikleri, imar durumu gibi birçok durumun değerlendirmede dikkate alınmadan sadece 200.000 TL olduğunun belirlendiğini,

-160.000 TL’ye taşınmaz alabileceğinin hangi kıstaslara göre yapıldığının raporda irdelenmediği, soyut ifadelerle tespit yapıldığını,

-Ek raporda eksikliklerin giderilmediğini, ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davacı temyiz nedenleri:-Bilirkişi raporları arasında çelişki olup bu çelişki ve rapora itiraz ortadan kaldırılmadan karar verilmiştir. Gayrimenkulün 125.000 TL – 135.000 TL aralıkta bir bedelde olabileceği bilirkişilerce beyan edilmiştir.- Diğer bilirkişi raporunda evin değeri çok yüksek gösterilmiştir. Emsal konut fiyatlarını belgeleriyle sunup bu bilirkişi raporuna itiraz etmemize rağmen tekrar başka bir bilirkişiye inceleme yaptırılması yönündeki talebimiz gerekçe gösterilmeden mahkemece red edilmiştir.-… 17. İş mahkemesinin 2013/1086 E sayılı dosyasında yapılan yargılamada görev uyuşmazlığı üzerine Yargıtay 9.Hukuk Dairesi, 2016/12171 E. 2016/9049 K. ve 12/04/2016 tarihli kararı ile davacı … ile işveren … Kargo A.Ş. arasındaki acente ilişkisinin muvazaalı olup davacının, davalının işçisi olduğunun anlaşılmasına şeklinde karar vermiş davacının işveren olmadığını tespit etmiştir.-Davacının aile yapısı, çocuklarının eğitim durumu, işyeri ve okul durumu gibi hususları da dikkate alınarak taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılması yönünde karar verilmesi gerekmektedir. Sebeplerini ileri sürerek yerel mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine

2-Dava, gayrimenkul haczinin kaldırılması istemine ilişkindir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 2008/11999 numaralı 08.04.2008 düzenlenme tarihli 16883 sayılı 2007/5-2008/1 dönemine ilişkin ödeme emrinin 14/04/2008 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, 24.11.2008 tarih ve 57108 belge sayılı haciz bildirisi ile 2008/4-8 dönemi borçlarına ilişkin 2008/14867 ve 2008/14868 sayılı ödeme emirleri nedeniyle dava konusu gayrimenkule 01.12.2008 gün ve 21269 yevmiye numarası ile haciz konulduğu, hacze ilişkin davacıya tebligat yapılmadığı mahcuz taşınmaza ilişkin kurum tarafından 22.11.2012 tarihinde kıymet takdiri yapıldığı ve 1. Satış günü ve 2. Satış gününe ilişkin …Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü … İcra Satış Birimi tarafından 09/01/2013 tarihli gayrimenkul satış ilanının 09/01/2013 tarihinde davacının eşine tebliğ edildiği ve davanın 14/01/2014 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.

Haciz işleminin yapılabilmesi için 6183 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak yürütülen bir takip ve usulüne uygun olarak ödeme emri tebliğ edilmesi gerekir. Bir başka ifade ile davacı hakkında kesinleşmiş bir icra takibi bulunmalıdır. Somut olayda; davacıya 2008/11999 numaralı 2007/5-2008/1 dönemine ilişkin ödeme emri tebliğ edilmiş olmakla, 24.11.2008 tarih ve 57108 belge sayılı gayrimenkul haciz bildirisi ile 2008/4-8 dönemi borçlarına ilişkin 2008/14867 ve 2008/14868 sayılı ödeme emirleri nedeniyle haciz konulduğu, dosyadaki belgelere göre davacıya tebliğ edilen ödeme emri ile hacze konu ödeme emrinin farklı olduğu anlaşılmaktadır.

Yapılacak iş; davalı kurumdan haciz bildirisindeki 2008/14867 ve 2008/14868 sayılı ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin belgeleri talep etmek, haczin hangi ödeme emirleri için konulduğunu sormak gayrimenkul haczinin sıhhatini araştırarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

O halde, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme ve araştırma sonucu tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı ORTADAN KALDIRILMASI, ilk derece mahkemesinin kararının bozulması gerekmiştir.

G) Sonuç: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA), ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, Kurum temyizinin bozma nedenine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 21.01.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


No Comments

Post A Comment

Call Now ButtonHemen Arayın
EnglishGermanRussiaFinlandIran