Davacı- Karşı Davalı Eşin De Dava Açmakta Haklı Olduğu Anlaşıldığında Her İki Eşin De Davasının Kabulü Gerekir Mi ?
Aşıkoğlu Hukuk Bürosu, Eski Alanya Cumhuriyet Savcısı Mehmet Aşıkoğlu tarafından Alanya'da kurulmuş olup, yerli ve yabancı müvekkillere hukuki danışmanlık veren hukuk bürosudur.
alanya,hukuk,bürosu,avukat,dava,danışma,mehmet,aşıkoğlu,mehmet aşıkoğlu,savcı,eski,ceza,ticaret,haciz,alacak,borçlar,Mehemet,Aşıkoğlu,alanya,avukat,hukuk,bürosu,alanya avukat, mehmet aşıkoğlu, alanya hukuk bürosu
16954
post-template-default,single,single-post,postid-16954,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,side_area_uncovered_from_content,qode-theme-ver-14.2,qode-theme-bridge,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive
 

Davacı- Karşı Davalı Eşin De Dava Açmakta Haklı Olduğu Anlaşıldığında Her İki Eşin De Davasının Kabulü Gerekir Mi ?

Davacı- Karşı Davalı Eşin De Dava Açmakta Haklı Olduğu Anlaşıldığında Her İki Eşin De Davasının Kabulü Gerekir Mi ?

T.C. YARGITAY

2.Hukuk Dairesi
Esas: 2016/10179
Karar: 2018/1176
Karar Tarihi: 25.01.2018

BOŞANMA DAVASI – TARAFLAR ARASINDA ORTAK HAYATI TEMELİNDEN SARSACAK DERECEDE VE BİRLİĞİN DEVAMINA İMKAN VERMEYECEK NİTELİKTE BİR GEÇİMSİZLİK BULUNDUĞU – ERKEĞİN DAVASININ DA KABULÜ İLE BOŞANMAYA KARAR VERİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: Taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı-davalı erkek de dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, davacı-davalı erkeğin davasının da kabulü ile boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile erkeğin davasının reddi doğru bulunmamıştır.

(4721 S. K. m. 166)

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından asıl davanın reddi, kusur belirlemesi, maddi tazminat, vekalet ücreti yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kadının tüm, davacı-karşı davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2- Yapılan soruşturma, toplanan delillerle evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda; her iki tarafın da ortak hayatın kurulamamasında kusurlu olduğu, mahkemece tespit edilen ve belirlenen bu kusurun yanında davacı-karşı davalı erkeğin birlik görevlerini ihmal ettiği, bağımsız konut temin etmediği ve davalı-karşı davacı kadına oranla ağır kusurlu olduğu, taraflar açısından evlilik birliğini korunmaya değer bir yarar kalmadığı, Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşullarının oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı-davalı erkek de dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, davacı-davalı erkeğin davasının da kabulü ile boşanmaya (TMK m. 166/1-2) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile erkeğin davasının reddi doğru bulunmamıştır.

Ne var ki davalı-karşı davacı kadın tarafından açılan boşanma davasının kabulüne karar verilmiş ve hüküm temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davası konusuz kalmıştır. Bu sebeple mahkemece erkeğin davası yönünden dava konusuz kaldığından “Karar verilmesine yer olmadığına” dair hüküm kurmak ve davadaki haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücreti konusunda karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte açıklanan sebeple BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın ….. yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 143.50 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran T…’a geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 25.01.2018

No Comments

Post A Comment

FinlandEnglishRussiaGermanIran