YAĞMA SUÇUNA İLİŞKİN KARAR
Alanya avukat olarak hizmet veren Aşıkoğlu Hukuk Bürosu, Eski Alanya Cumhuriyet Savcısı Mehmet Aşıkoğlu tarafından Alanya'da kuruldu.
alanya,hukuk,bürosu,avukat,dava,danışma,mehmet,aşıkoğlu,mehmet aşıkoğlu,savcı,eski,ceza,ticaret,haciz,alacak,borçlar,Mehemet,Aşıkoğlu,alanya,avukat,hukuk,bürosu,alanya avukat, mehmet aşıkoğlu, alanya hukuk bürosu
19308
post-template-default,single,single-post,postid-19308,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,side_area_uncovered_from_content,vss_responsive_adv,vss_width_768,qode-theme-ver-14.2,qode-theme-bridge,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive
 

YAĞMA SUÇUNA İLİŞKİN KARAR

YAĞMA SUÇUNA İLİŞKİN KARAR

T.C. YARGITAY

6.Ceza Dairesi
Esas: 2016/3811
Karar: 2016/5600
Karar Tarihi: 29.06.2016

YAĞMA SUÇU – SUÇUN DEVLETE KARŞI İŞLENEN SUÇ OLDUĞU – SUÇUN BİRDEN FAZLA İŞLENMESİ HALİNDE ÜÇ AYRI MAHKUMİYET HÜKMÜ KURULMASININ İSABETSİZLİĞİ – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçunda korunan hukuki yarar Ülkenin kamusal, ekonomik ve siyasi yapısı olduğundan, suçun Devlete karşı işlenen suç olduğu, suçun birden fazla işlenmesi halinde 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, üç ayrı mahkumiyet hükmü kurulması bozmayı gerektirmiştir.

(5237 S. K. m. 37, 39, 53, 228)

Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar … ve … savunmanları tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle;

Sanıklar ve savunmanlarının duruşma gününden usulen haberdar edildikleri halde geçerli mazeretleri bulunmadan duruşmaya gelmedikleri anlaşılmakla adı geçen sanıklar yönünden duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü;

I- Sanıklar … ve … hakkında, yakınan …’a yönelik yağma suçundan kurulan mahkumiyet; sanıklar …, …, … hakkında, yakınan …’ye yönelik yağmaya teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet; sanıklar …, … ve … hakkında, yakınan …’e yönelik yağma suçundan kurulan mahkumiyet; sanık … hakkında, mağdur …’a yönelik tehdit suçundan kurulan mahkumiyet; sanıklar … ve … hakkında, yakınan …’a yönelik mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet; sanıklar … ve … hakkında, mağdur …’e yönelik tehdit suçundan kurulan mahkumiyet; sanık … hakkında, mağdur …’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet; sanık … hakkında, resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet; sanıklar …, …, …, … hakkında, kumar oynatmak için yer ve imkan sağlama suçundan kurulan mahkumiyet; sanık … hakkında, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, sanıklar …, …, …, …, … hakkında, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan, sanık … hakkında, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte yardım etmek suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelemesinde;

5237 sayılı TCK’nın 228/1. maddesinde hapis cezasının yanında para cezası da öngörüldüğü dikkate alınmadan hüküm kurulması; yakınan …’ye yönelik yağma suçuna doğrudan katılan sanık … hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 39. maddesiyle uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanıkların, hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar TCK’nın 53/1-a-b-c-d-e maddesinde yazılı hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına; ancak, TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca koşullu salıverildiği takdirde, kendi altsoyları üzerinde TCK’nın 53/1-c bendinde sayılan hakları kullanmaktan yoksunluklarının sona erdirilmesine karar verilmiş ise de; 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK’nın 53/1-b maddesinde yazılı, “seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptal edilmiş olması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, …, …, …, … savunmanları ile sanıklar …, … ve …’ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanıkların, kasten işlemiş oldukları suç için hapis cezasıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak, TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanması yönünden, (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına; aynı Kanunun 53/2. maddesinin uygulanması açısından, 53/1. maddesinin (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme ve diğer siyasi hakları ve aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, (c) bendinde yazılı kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar kullanamamalarına” cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II- Sanıklar …, … hakkında, mağdurlar … ve …’ya; sanıklar … ve … hakkında, yakınan …’a; sanıklar …, …, … ve … hakkında, yakınan …’ye yönelik suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelemesine gelince;

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-Suçtan elde edilen mal varlığı değerlerinin, gayri meşru kaynağını gizleyerek bunların meşru yoldan elde edildiği konusunda hangi işlemlere tabi tutulduğu açıklanmadan, buna ilişkin işlemler gösterilmeden, suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların müsaderesi veya suçun mağduruna iadesi olanaklı olup olmadığı araştırılmadan, yapılan işlemler gerekçe gösterilerek eksik inceleme ile hüküm kurulması,

2-Kabule göre de, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçunda korunan hukuki yarar Ülkenin kamusal, ekonomik ve siyasi yapısı olduğundan, suçun Devlete karşı işlenen suç olduğu, suçun birden fazla işlenmesi halinde 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, üç ayrı mahkumiyet hükmü kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, …, … savunmanları ile sanıklar … ve …’ın temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.06.2016 tarihinde oybirliği ile, karar verildi.

No Comments

Post A Comment

Hemen Arayın
EnglishGermanRussiaFinlandIran