Tacirin Ticareti Terki
Alanya avukat olarak hizmet veren Aşıkoğlu Hukuk Bürosu, Eski Alanya Cumhuriyet Savcısı Mehmet Aşıkoğlu tarafından Alanya'da kuruldu.
alanya,hukuk,bürosu,avukat,dava,danışma,mehmet,aşıkoğlu,mehmet aşıkoğlu,savcı,eski,ceza,ticaret,haciz,alacak,borçlar,Mehemet,Aşıkoğlu,alanya,avukat,hukuk,bürosu,alanya avukat, mehmet aşıkoğlu, alanya hukuk bürosu
18954
post-template-default,single,single-post,postid-18954,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,side_area_uncovered_from_content,vss_responsive_adv,vss_width_768,qode-theme-ver-14.2,qode-theme-bridge,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive
 

Tacirin Ticareti Terki

Tacirin Ticareti Terki

T.C.
YARGITAY

  1. CEZA DAİRESİ
    E. 2016/8672
    K. 2018/8955
    T. 17.9.2018

TACİRİN TİCARETİ TERKİ ( Öncelikle Borçlu Ticaret Şirketinin Kayıtlı Olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğünden Mükellefiyetinin Devam Edip Etmediği Sorulup Ticaretin Sanığın Yetkili Olduğu Dönemde Terk Edilip Edilmediği ve Şikayetin Süresinde Olup Olmadığının Tespiti İçin İlgili Yıllara Ait Tüm Vergi Beyanname Örnekleri Getirtilerek İnceleneceği – Mükellefiyetinin Devam Ettiğinin ve Adresin Farklı Olduğunun Bildirilmesi Halinde Bu Adreste de Zabıta Araştırması Yaptırılarak Hukuki Durumun Tayini Gerektiği )

MAL BEYANINDA BELİRTİLEN MALLAR ÜZERİNDE SONRADAN TASARRUF
EDİLMESİ ( Borçlu Ticaret Şirketinin Kayıtlı Olduğu Vergi Dairesi
Müdürlüğünden Mükellefiyetinin Devam Edip Etmediği Sorulup Ticaretin
Sanığın Yetkili Olduğu Dönemde Terk Edilip Edilmediği ve Şikayetin Süresinde Olup Olmadığının Tespiti İçin İlgili Yıllara Ait Tüm Vergi Beyanname Örnekleri Getirtilerek İnceleneceği – Mükellefiyetinin Devam Ettiğinin ve Adresin Farklı Olduğunun Bildirilmesi Halinde Bu Adreste de Zabıta Araştırması Yaptırılarak Takdir Gerektiği )

SANIĞIN BORÇLU ŞİRKETİN YETKİLİSİ OLMASI ( Borçlu Şirkete Ait İlgili
Yıllara İlişkin Defterler Kayıtlar ve Banka Hesapları Bulunduğu Yerden Temin Edilerek Bunlar Üzerinde Kesinleşmiş İcra Takip Dosyalarının Borçları da Pasife Dahil Edilecek Şekilde Bilirkişi İncelemesi Yaptırılacağı – Borçlu Ticaret Şirketinin İflasının İstenmesi Gerekiyorsa İlk Kez İflasının İstenmesinin Gerektiği Tarih Tespit Edilip Şikayetin Süresinde Olup Olmadığı ve Suçun Sanığın Yetkili Olduğu Tarihte Gerçekleşip Gerçekleşmediği Tartışılarak Hüküm Kurulacağı )

TÜZEL KİŞİLER HAKKINDA CEZA YAPTIRIMI DÜZENLENMEMESİ ( Şikayet
Dilekçesinde de Bu Yönde Bir Cezalandırma Talebinin Bulunmamasına Karşın Borçlu Şirketin Gerekçeli Karar Başlığına Sanık Olarak Yazıldığı – UYAP Sistemine Sanık Sıfatıyla Kaydedilmesi Gerektiği )

SUÇUN FARKLI NİTELENDİRİLMESİ ( Sanık Hakkında Gerekçeli Karar
Başlığında Suç Adı Olarak Şikayet Bulunmayan Borçlunun Ödeme Şartının
İhlali Suçunun Yazıldığı – Şikayet Bulunan Ticaret Şirketlerinde Yöneticinin
Sorumluluğu ve Ticareti Usulüne Aykırı Terk Etmek Suçlarının Yazılmamasının Kanuna Aykırı Olduğu )
2004/m. 44, 179, 333/a, 337/a, 345/a

6102/m. 376
6762/m. 324
5237/m. 20/2
ÖZET : Dava, ticareti terk eden tacire ilişkindir. Mal beyanından sonra, beyan edilen bu mallar üzerinde tasarruf edilmesi şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da gerçekleşmesi halinde oluşacağı konusunda bir duraksamanın mevcut olmaması ve olayda bu eylemden dolayı şikayetçinin zarar gördüğünün dosya içeriğinden anlaşılması karşısında; öncelikle borçlu ticaret şirketinin kayıtlı olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğünden mükellefiyetinin
devam edip etmediği sorulup ticaretin sanığın yetkili olduğu dönemde terk edilip edilmediği ve şikayetin süresinde olup olmadığının tespiti için 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ait tüm vergi beyanname örnekleri getirtilerek incelenip, mükellefiyetinin devam ettiğinin ve adresin farklı olduğunun bildirilmesi halinde şikayet tarihi itibariyle borçlu şirketin sicilde kayıtlı olan adresi dışında bu adreste de zabıta araştırması yaptırılarak delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekir. Sanığın ilgili tarihler arasında borçlu şirketin yetkilisi olması karşısında, öncelikle borçlu şirkete ait ticari 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ait defterler, kayıtlar ve banka hesapları bulunduğu yerden temin edilerek, bunlar üzerinde kesinleşmiş icra takip dosyalarının borçları da pasife dahil edilecek şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılıp, borçlu ticaret şirketinin iflasının istenmesi gerekiyorsa ilk kez iflasının istenmesinin gerektiği tarih tespit edilip sonucuna göre şikayetin süresinde olup olmadığı ve suçun sanığın yetkili olduğu tarihte gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılarak sanığın hukuki durumunun takdiri gerekir. Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamayacağının düzenlenmesi ve şikayet dilekçesinde de bu yönde bir cezalandırma talebinin bulunmamasına karşın borçlu şirketin gerekçeli karar başlığına sanık olarak yazılması ve UYAP sistemine sanık sıfatıyla kaydedilmesi ve sanık hakkında gerekçeli karar başlığında suç adı olarak şikayet bulunmayan borçlunun ödeme şartını ihlali suçunun yazılması ve şikayet bulunan ticaret şirketlerinde yöneticinin sorumluluğu ve ticareti usulüne aykırı terk etmek suçlarının yazılmaması kanuna aykırıdır.
DAVA : Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-) İİK’nın 333/a maddesine aykırılık suçundan kurulan hüküme yönelik incelemede, İcra ve İflas Kanunu’nun 333/a maddesinde “Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların; ticari işletmenin borcu ödeyebilecek ekonomik güce sahip olmasına karşın kasıtlı olarak ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara sokmaları ve ayrıca bu eylemlerinin başka bir suçu
oluşturmaması halinde cezalandırılacaklarının” hükme bağlanmış olması, aynı kanunun 351.maddesinde de şikayetçinin dilekçe ve beyanında göstermiş olduğu delillerle bağlı olduğunun belirtilmiş olması, şikayet dilekçesinde borçlu şirketin borcu ödeyebilecek güçte olduğuna dair bir iddiada bulunulmadığı gibi, aksine sanığın yetkilisi olduğu borçlu şirketin borç ödemeden aciz olduğunun ileri sürülmüş olması ve bu durumda suçun sübutu halinde eylemin şikayet dilekçesinde gösterilen suçtan başka bir suçu oluşturacağının açıkça anlaşılması karşısında; İİK 333/a maddesindeki suçun unsurları itibariyle oluşamayacağı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi gerekirken, şikayete esas icra takiplerinin kesinleştiği tarih itibariyle sanığın borçlu şirketin yetkilisi olduğu gözetilmeden sanığın kısa bir süre borçlu şirketin yetkili temsilcisi olduğu gerekçesiyle beraat kararı verilmesi sonucu itibariyle doğru olduğundan, eyleme ve yükletilen suça yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-) İİK’nın 337/a ve 345/a maddelerine aykırılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede,
a-) Ticareti terk eden tacir açısından; muhatapların haklarını korumaya yönelik olarak İİK’nın 44. maddesiyle, ticareti terk eden bir tacire; 15 gün içerisinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirme ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunma, ticaret sicili memurluğunca ticaret sicili ilanlarının yayınlandığı gazetede ve alacaklıların bulunduğu yerlerde de mutat ve münasip vasıtalarla ilan etme ve ilan masraflarını da ödeme yükümlülükleri yüklenmiş, bu yükümlülüklere aykırı davranmanın yaptırımı ise İİK’nın 337/a maddesinde düzenlenmiş olup, takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun;
1-) İİK’nın 44. maddesine göre mal beyanında bulunulmaması,
2-) Mal beyanında mevcudun eksik gösterilmiş olması,
3-) Aktifte yer alan malın veya yerine kaim olan değerin haciz veya iflas sırasında gösterilmemesi,
4-) Mal beyanından sonra, beyan edilen bu mallar üzerinde tasarruf edilmesi” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının zarar görmesi ve borçlunun tacir olması gibi…) gerçekleşmesi halinde oluşacağı konusunda gerek uygulamada gerek öğretide herhangi bir duraksamanın mevcut olmaması ve somut olayımızda bu eylemden dolayı şikayetçinin zarar gördüğünün dosya içeriğinden anlaşılması karşısında; öncelikle borçlu ticaret şirketinin kayıtlı olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğünden mükellefiyetinin devam edip etmediği sorulup ticaretin sanığın yetkili olduğu dönemde
terk edilip edilmediği ve şikayetin süresinde olup olmadığının tespiti için 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ait tüm vergi beyanname örnekleri getirtilerek incelenip, mükellefiyetinin devam ettiğinin ve adresin farklı olduğunun bildirilmesi halinde şikayet tarihi itibariyle borçlu şirketin sicilde kayıtlı olan adresi dışında bu adreste de zabıta araştırması yaptırılarak delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde İİK’nın 337/a maddesine aykırılık suçundan beraat kararı verilmesi,

b-) İİK’nın 345/a maddesindeki suçun oluşabilmesi için, aynı Kanun’un 179 ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 376. (6762 Sayılı TTK’nın 324.) maddesinde öngörülen koşullarda şikayet tarihi itibariyle şirketin aktif ve pasif durumu belirlenerek, sonucuna göre şirketin iflasının istenmesi şartlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği cihetle, sanığın 08/10/2013 ila 03/02/2014 tarihleri arasında borçlu şirketin yetkilisi olması karşısında, öncelikle borçlu şirkete ait ticari 2012, 2013 ve
2014 yıllarına ait defterler, kayıtlar ve banka hesapları bulunduğu yerden temin edilerek, bunlar üzerinde kesinleşmiş icra takip dosyalarının borçları da pasife dahil edilecek şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılıp, borçlu ticaret şirketinin iflasının istenmesi gerekiyorsa ilk kez iflasının istenmesinin gerektiği tarih tespit edilip sonucuna göre şikayetin süresinde olup olmadığı ve suçun sanığın yetkili olduğu tarihte gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılarak sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın eksik kovuşturma ile yazılı şekilde
İİK’nın 345/a maddesine aykırılık suçundan beraat kararı verilmesi,
Kabule göre de;
a-) 5237 Sayılı TCK’nın 20/2 fıkrasında tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı
uygulanamayacağının düzenlenmesi ve şikayet dilekçesinde de bu yönde bir cezalandırma talebinin bulunmamasına karşın borçlu şirketin gerekçeli karar başlığına sanık olarak yazılması ve UYAP sistemine sanık sıfatıyla kaydedilmesi,
b-) Sanık hakkında İİK’nın 333/a, 337/a ve 345/a maddelerine aykırılık fiilinden şikayette bulunulmasına karşın gerekçeli karar başlığında suç adı olarak şikayet bulunmayan borçlunun ödeme şartını ihlali suçunun yazılması ve şikayet bulunan ticaret şirketlerinde yöneticinin sorumluluğu ve ticareti usulüne aykırı terk etmek suçlarının yazılmaması,
SONUÇ : Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde
görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak, HÜKÜMLERİN 5320 Sayılı
Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nın 321.
maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan
başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine
gönderilmesine, 17.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

No Comments

Post A Comment

Hemen Arayın
EnglishGermanRussiaFinlandIran