MAL REJİMİNİN TASFİYESİ-ARTIK DEĞERE KATILMA ALACAĞI-YARGITAY KARARI
Alanya avukat olarak hizmet veren Aşıkoğlu Hukuk Bürosu, Eski Alanya Cumhuriyet Savcısı Mehmet Aşıkoğlu tarafından Alanya'da kuruldu.
alanya,hukuk,bürosu,avukat,dava,danışma,mehmet,aşıkoğlu,mehmet aşıkoğlu,savcı,eski,ceza,ticaret,haciz,alacak,borçlar,Mehemet,Aşıkoğlu,alanya,avukat,hukuk,bürosu,alanya avukat, mehmet aşıkoğlu, alanya hukuk bürosu
18754
post-template-default,single,single-post,postid-18754,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,side_area_uncovered_from_content,vss_responsive_adv,vss_width_768,qode-theme-ver-14.2,qode-theme-bridge,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive
 

MAL REJİMİNİN TASFİYESİ-ARTIK DEĞERE KATILMA ALACAĞI-YARGITAY KARARI

MAL REJİMİNİN TASFİYESİ-ARTIK DEĞERE KATILMA ALACAĞI-YARGITAY KARARI

T.C. YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ E. 2016/6745, K. 2018/15022, T. 5.7.2018

* MAL REJİMİNİN TASFİYESİ ( Davalının Kişisel Mal Savunması Üzerinde Yeterince Durulmadığı – Mahkemece Satıldığı İddia Edilen Tüm Malvarlıklarının Kayıtları Getirtilerek Edinme ve Satış Tarihleri İle Satış Değerleri Belirlendikten Sonra Tasfiyeye Konu Malvarlıklarının Edinme Tarihleri ve Edinme Değerleri Tek Tek Karşılaştırılmak Suretiyle Tarafların Kazanılmış Hakları da Gözetilerek Bir Karar Verileceği )

* ARTIK DEĞERE KATILMA ALACAĞI ( Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi/Mahkemece Davalının Edinilmiş Malları Bakımından Tasfiye Tarihi İtibariyle Değerlerinin Yarısına Katılma Alacağı Olarak Hükmedildiği – Davalının Kişisel Mal Savunmasının Değerlendirilerek Tüm Malvarlıklarının Kayıtları Getirtilerek Edinme ve Satış Tarihleri İle Satış Değerleri Belirlendikten Sonra Tasfiyeye Konu Malvarlıklarının Edinme Tarihleri ve Edinme Değerleri Tek Tek Karşılaştırılmak Suretiyle Karar Verilmesi Gereği )

* KİŞİSEL MAL İDDİASI ( Artık Değere Katılma – Mahkemece Tasfiye Tarihi İtibariyle Değerlerinin Yarısına Katılma Alacağı Olarak Hükmedilmişse de Davalının Kişisel Mal Savunması Üzerinde Durularak Satıldığı İddia Edilen Tüm Malvarlıklarının Kayıtları Getirtilerek Edinme ve Satış Tarihleri İle Satış Değerleri Belirlendikten Sonra Tasfiyeye Konu Malvarlıklarının Edinme Tarihleri ve Edinme Değerleri Tek Tek Karşılaştırılmak Suretiyle Tarafların Kazanılmış Hakları da Gözetilerek Karar Verilmesi Gereği )

* DAVALI TARAFINDAN EVLİLİK BİRLİĞİ İÇİNDE EDİNİLEN TAŞINMAZ VE ARACIN KİŞİSEL MALLARIN SATILMAK SURETİ İLE EDİNİLDİĞİ İDDİASI ( Mal Rejiminin Tasfiyesi – Mahkemece Satıldığı İddia Edilen Tüm Malvarlıklarının Kayıtları Getirtilerek Edinme ve Satış Tarihleri İle Satış Değerleri Belirlendikten Sonra Tasfiyeye Konu Malvarlıklarının Edinme Tarihleri ve Edinme Değerleri Tek Tek Karşılaştırılmak Suretiyle Tarafların Kazanılmış Hakları da Gözetilerek Bir Karar Verileceği )

4721/m.179,202,225

ÖZET : Davacı, dava dilekçesinde belirtilen malvarlıkları sebebiyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur. Dava, artık değere katılma alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece evlilik birliğinden sonra sırasıyla 2002,2006 ve 2008 yılında edinilen taşınmazlar ile aracın davalının edinilmiş malı oldukları kabulünden hareketle tasfiye tarihi itibariyle değerlerinin yarısına katılma alacağı olarak hükmedilmişse de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, davalı savunmasında 197 ada 108 parsel sayılı taşınmazın evlilik tarihinden önce edindiği 106 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 26.05.2006 tarihinde satışından elde edilen gelirle, 233 ada 22 parsel sayılı taşınmazın yine evlilik tarihinden önce edindiği 1072 ada 134 parseldeki 24 numaralı bağımsız bölümün satışından elde edilen gelirle, aracın annesine ait taşınmazların satışından elde edilen gelirle alındığını belirterek kişisel mal savunmasında bulunmuştur. Mahkemece kişisel mal savunmasına konu taşınmazların bir kısmının kayıtları getirtilmiş ise de değerlendirilmemiş, bir kısmının kayıtları ise getirtilmemiştir. Dolayısıyla mahkemece davalının kişisel mal savunması üzerinde yeterince durulmamıştır. Mahkemece satıldığı iddia edilen tüm malvarlıklarının kayıtları getirtilerek, edinme ve satış tarihleri ile satış değerleri belirlendikten sonra tasfiyeye konu malvarlıklarının edinme tarihleri ve edinme değerleri tek tek karşılaştırılmak suretiyle tarafların gösterdiği tüm delillerle birlikte tartışılıp değerlendirilerek tarafların kazanılmış hakları da gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiş olması doğru değildir.

DAVA : Taraflar arasında görülen ve yukarda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, fazlaya dair talebinin reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ile davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi gider olmadığından reddedilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı, dava dilekçesinde belirtilen malvarlıkları sebebiyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacının katkı payı alacağı talebinin feragat nedeni ile reddine, davacının katılma alacağı talebinin kısmen kabulü ile, 437.569,70-TL alacağın karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-)Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-) Davalı vekilinin tasfiyeye konu 197 ada 108 parsel ve 233 ada 22 parsel sayılı taşınmazlar ile … plakalı araca yönelik temyiz itirazlarına gelince;

Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir(6100 Sayılı HMK 33. m). İddianın ileri sürülüş şekline göre yukarıda sayılan tasfiyeye konu malvarlıkları yönünden dava, artık değere katılma alacağı istemine ilişkindir.

Eşler, 13.12.2000 tarihinde evlenmiş, 24.03.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne dair hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir(TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 Sayılı TMK’nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı(743 Sayılı TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir(4722 Sayılı Kanun’un 10, TMK 202/1.m). Tasfiyeye konu 197 ada 108 parsel sayılı taşınmaz, 233 ada 22 parsel sayılı taşınmaz ile … plakalı araç, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu sırasıyla 19.06.2006, 25.01.2008 ve 31.12.2002 tarihlerinde satın alınarak, davalı eş adına tescil edilmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime dair hükümler uygulanır(TMK 179.m).

Mahkemece yukarda sayılan 197 ada 108 parsel sayılı taşınmaz, 233 ada 22 parsel sayılı taşınmaz ile … plakalı aracın davalının edinilmiş malı oldukları kabulünden hareketle tasfiye tarihi itibariyle değerlerinin yarısına katılma alacağı olarak hükmedilmişse de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, davalı savunmasında 197 ada 108 parsel sayılı taşınmazın evlilik tarihinden önce edindiği 106 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 26.05.2006 tarihinde satışından elde edilen gelirle, 233 ada 22 parsel sayılı taşınmazın yine evlilik tarihinden önce edindiği 1072 ada 134 parseldeki 24 numaralı bağımsız bölümün satışından elde edilen gelirle, … plakalı aracın annesine ait 1153 ada 3-4-5-6 numaralı parsellerin ve … Mahallesinde bulunan parsellerin satışından elde edilen gelirle alındığını belirterek kişisel mal savunmasında bulunmuştur. Mahkemece kişisel mal savunmasına konu taşınmazların bir kısmının kayıtları getirtilmiş ise de değerlendirilmemiş, bir kısmının kayıtları ise getirtilmemiştir. Dolayısıyla mahkemece davalının kişisel mal savunması üzerinde yeterince durulmamıştır. Mahkemece satıldığı iddia edilen tüm malvarlıklarının kayıtları getirtilerek, edinme ve satış tarihleri ile satış değerleri belirlendikten sonra tasfiyeye konu malvarlıklarının edinme tarihleri ve edinme değerleri tek tek karşılaştırılmak suretiyle tarafların gösterdiği tüm delillerle birlikte tartışılıp değerlendirilerek tarafların kazanılmış hakları da gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.

SONUÇ : Davalı vekilinin temyiz itirazlarının yukarda (2) numaralı bentte yazılı sebeplerle kabulüyle hükmün 6100 Sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 Sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte yazılı sebeplerle reddine, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 6,70 TL’nin temyiz eden davacılardan alınmasına, peşin harcın istenmesi halinde temyiz eden davalıya iadesine, 05.07.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

No Comments

Post A Comment

Hemen Arayın
EnglishGermanRussiaFinlandIran