İş Kazası ve Tazminat Davası
Alanya avukat olarak hizmet veren Aşıkoğlu Hukuk Bürosu, Eski Alanya Cumhuriyet Savcısı Mehmet Aşıkoğlu tarafından Alanya'da kuruldu.
alanya,hukuk,bürosu,avukat,dava,danışma,mehmet,aşıkoğlu,mehmet aşıkoğlu,savcı,eski,ceza,ticaret,haciz,alacak,borçlar,Mehemet,Aşıkoğlu,alanya,avukat,hukuk,bürosu,alanya avukat, mehmet aşıkoğlu, alanya hukuk bürosu
16169
post-template-default,single,single-post,postid-16169,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,side_area_uncovered_from_content,vss_responsive_adv,vss_width_768,qode-theme-ver-14.2,qode-theme-bridge,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive
 

İş Kazası ve Tazminat Davası

İş Kazası ve Tazminat Davası

İş Kazası Tazminat Davası Nedir?

İş kazası tazminat davası; bir işverenin işyerinde çalışan işçinin iş ilişkisi nedeniyle yaralanması veya ölümü halinde, kendisine veya yakınlarına sorumlu işverence tazminat ödenmesitalebiyle açılan bir maddi ve manevi tazminat davasıdır.

İş kazası tazminat davası, hem asıl işverene hem de tüm alt işverenlere (taşeron) karşı açılabilir. Örneğin, X şirketi yaptığı inşaatın elektrik işlerini taşeron olarak Y Şirketine vermiş, Y şirketi de elektrik işlerinin bir kısmını Z şirketiyle birlikte yapmışsa; Z şirketi işçisinin iş kazası neticesinde ölmesi halinde, müteselsilen ve müştereken ödenmek koşuluyla tüm şirketlere (Z, Y ve Z) karşı iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.

İş Kazası Sayılan Haller Nelerdir?

5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 13. maddesine göre iş kazası sayılan ve tazminat davası açılabilecek durumlar şunlardır:

  • İşçinin işverene ait iş yerinde bulunduğu sırada uğradığı her türlü bedensel veya ruhsal zararlar iş kazası sayılır. İşçinin ne şekilde yaralandığı veya öldüğünün önemi yoktur. İşçinin maruz kaldığı olay iş yerinde gerçekleşmişse, iş kazası olarak kabul edilir ve tazminat davasına konu edilebilir. Örneğin, kalp krizi iş yerinde gerçekleştiği takdirde Yargıtay tarafından, yalnızca bu nedenle iş kazası olarak kabul edilmektedir.
  • Bir işverene bağlı olarak çalışan işçinin görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda işçinin maruz kaldığı fiiller iş kazası olup tazminat davasına konu edilebilir.
  • İşveren tarafından yürütülmekte olan iş sebebiyle işçi kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş sebebiyle gerçekleşen her türlü olay iş kazası olarak tazminat davasına konu edilebilir.
  • Emziren kadın işçinin, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda maruz kaldığı kazalar iş kazasıdır. Örneğin, çocuğunu emzirdiği sırada üst balkondan düşen bir sandalye ile yaralanan işçi, işverene iş kazası tazminat davası açabilir.
  • İşçinin, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen her türlü kaza iş kazasıdır. Uygulamada, bu tarz kazalara trafik iş kazası denilmektedir.

Uygulamada işçilerin en çok merak ettiği soru iş kazası tazminat davasının ne kadar süreceğidir. İş kazasının ölümlü veya yaralanmalı olup olmadığı, işçi ile işveren arasında iş kazasının niteliği, tarafların iş kazasının gerçekleşmesinde kusur oranı, işçinin ücreti, yaralanmalı iş kazalarında maluliyet oranına itiraz edilip edilmeyeceği gibi birçok husus iş kazası tazminat davasının ne kadar süreceğini belirler. Türkiye’de ortalama bir tazminat davası en az 1,5 – 2 yılda sonuçlanmaktadır.

İş Kazası Tazminat Davası Açma Süresi (Zamanaşımı)

İş kazası sebebiyle tazminat davası açma süresi, başka bir ifade ile zamanaşımı süresi; iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıldır (BK m.146). İş kazası neticesinde yaralanma (maluliyet) veya ölüm olması arasında genel zamanaşımı bakımından herhangi bir fark bulunmamaktadır.

Özellikle belirtmek gerekir ki, iş kazası nedeniyle bir ceza davası açılmışsa ve ceza davasının “dava zamanaşımı süresi” daha fazla ise, iş kazası nedeniyle tazminat davasında da ceza davası zamanaşımı süresi uygulanır. Örneğin, inşaat sektöründe çalışan iki işçinin ölümü halinde taksirle ölüme neden olma suçu nedeniyle ceza davası açılacaktır. Taksirle iki kişinin ölümüne neden olma halinde ceza davasının zamanaşımı süresi 15 yıldır. Ceza davasındaki 15 yıllık zamanaşımı süresi, iş kazası nedeniyle tazminat davasında da uygulanacaktır. Ancak, iki kişinin inşaattan düşerek yaralanması halinde, suç taksirle yaralama suçu olacağından ceza davası zamanaşımı  süresi 8 yıl olacağından, bu durumda ceza davasının zamanaşımı süresi değil, 10 yıllık genel dava zamanaşımı süresi dikkate alınacaktır.

Zamanaşımı süresi açısından dikkat edilmesi gereken diğer bir nokta;  iş kazası neticesinde maluliyet (yaralanma) vakıalarında maluliyet oranının kesin olarak tespit edilememesi durumunda zamanaşımı süresinin ne zaman işlemeye başlayacağıdır. Maluliyetin “gelişen bir durum” nedeniyle artması halinde, zamanaşımı süresi maluliyetin kesin olarak tespit edildiği son rapor tarihinden itibaren işlemeye başlar.

İş Kazaları Tazminat Davalarında Yetkili Mahkeme

İş kazalarına bakmakla yetkili iş mahkemeleri şu şekilde belirlenir (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.6):

  • İş kazalarında genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Davalı birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.
  • İş kazasının veya zararın meydana geldiği yerin iş mahkemesi de iş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarına bakmaya yetkilidir.
  • İş kazası nedeniyle maluliyete uğrayan işçinin veya ölüm gerçekleşmişse ölen işçinin davacı yakınlarının yerleşim yeri iş mahkemesi de yetkilidir.

İşçi ve işveren arasında yukarıdaki hükümlere aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir.

İş Kazasının Tespiti Davası

İş kazası, işveren tarafından mutlaka Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmelidir. İşveren veya işçinin bildirimi üzerine SGK müfettişler aracılığıyla inceleme yaparak meydana gelen olayın iş kazası olup olmadığını, olayın oluş şekli ve tarafların kusur durumunu düzenleyen bir inceleme raporu düzenler. İnceleme raporunda olayın iş kazası olarak nitelendirilmesi halinde hak sahibi iş mahkemesinde doğrudan maddi ve manevi tazminat davası açabilir.

İş kazası,  Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) bildirilmesine rağmen meydana gelen olay SGK tarafından iş kazası olarak kabul edilmemişse hem SGK hem de işverenin davalı olarak gösterileceği bir “iş kazasının tespiti davası” açılmalıdır.  İş kazasının tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanının doğrudan ilgilendirmekte olup tazminat davasında kurum taraf değildir. Bu nedenle, iş kazasının tespiti davası, tazminat davasından bağımsız bir dava şeklinde görülür. İş kazasının tespiti davası açma süresi, iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. İş kazası tazminat davası, ayrı bir dava şeklinde açılan iş kazasının tespiti davasının kesinleşmesini  beklemelidir.

İş kazasının tespiti davası, işçi lehine iş kazasının tespit edilmesiyle sonuçlanarak kesinleştikten sonra maluliyet halinde işçiye, ölüm halinde ölenin hak sahibi yakınlarına SGK tarafından düzenli bir gelir bağlar. Bağlanan gelirin belli bir kısmı, tazminat davasında talep edilen tazminat miktarından indirilir.

İş kazası kuruma (SGK) bildirilmeden tazminat davası açılmışsa, iş mahkemesi tarafından davacıya iş kazası iddiasını Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbar etmesi için süre verilmelidir. Olayın Kurumca iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde bu kez Sosyal Güvenlik Kurumunun ve hak alanını etkileyeceğinden işverenin taraf gösterildiği “iş kazasının tespiti davası” açması için davacıya süre verilmelidir. Açılacak olan bu tespit davasının neticesi tazminat davasını gören mahkemece beklenerek sonucuna göre yargılama yapılmalıdır.

No Comments

Post A Comment

Hemen Arayın
FinlandEnglishRussiaGermanIran