Hakimin Takdir Hakkını Kullanırken Yasal ve Yeterli Gerekçe Göstermesi Yargıtay Kararı
Aşıkoğlu Hukuk Bürosu, Eski Alanya Cumhuriyet Savcısı Mehmet Aşıkoğlu tarafından Alanya'da kurulmuş olup, yerli ve yabancı müvekkillere hukuki danışmanlık veren hukuk bürosudur.
alanya,hukuk,bürosu,avukat,dava,danışma,mehmet,aşıkoğlu,mehmet aşıkoğlu,savcı,eski,ceza,ticaret,haciz,alacak,borçlar,Mehemet,Aşıkoğlu,alanya,avukat,hukuk,bürosu,alanya avukat, mehmet aşıkoğlu, alanya hukuk bürosu
17009
post-template-default,single,single-post,postid-17009,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,side_area_uncovered_from_content,qode-theme-ver-14.2,qode-theme-bridge,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive
 

Hakimin Takdir Hakkını Kullanırken Yasal ve Yeterli Gerekçe Göstermesi Yargıtay Kararı

Hakimin Takdir Hakkını Kullanırken Yasal ve Yeterli Gerekçe Göstermesi Yargıtay Kararı

T.C.

YARGITAY
11. Ceza Dairesi                                                                                                                                                                                              Esas No:2012/5347
Karar No:2012/8690
Karar Tarihi: 15.05.2012

213 SAYILI KANUNA MUHALEFET SUÇU – KANUNDA ÖNGÖRÜLEN
ALT VE ÜST SINIR ARASINDA TEMEL CEZANIN BELİRLENMESİNDE
HAKİMİN TAKDİR YETKİSİ – TAKDİR KULLANILIRKEN YASAL VE
YETERLİ GEREKÇENİN GÖSTERİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: Kanunda öngörülen alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirlemek hâkimin takdir ve
değerlendirme yetkisi içinde olmakla hükümde bu takdirin denetime olanak sağlayacak biçimde, hak
ve nesafet kurallarına uygun, dosya içeriği ile uyumlu yasal ve yeterli gerekçesinin gösterilmesi
gerekir.
(2709 S. K. m. 141) (5237 S. K. m. 3, 61) (5271 S. K. m. 34, 230, 289) (765 S K. m. 59)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma
neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin
yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- 5237 sayılı TCKnun 61. maddesi uyarınca hakim somut olayda; suçun işleniş biçimini, suçun
işlenmesinde kullanılan araçları, suçun işlendiği zaman ve yeri, suçun konusunun önem ve değerini,
meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını ve
failin güttüğü amaç ve saiki göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen
cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler. 5237 sayılı TCKnun Adalet ve kanun önünde
eşitlik ilkesi başlıklı 3/1. maddesi uyarınca suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı
ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur. Bu itibarla; kanunda öngörülen alt ve üst sınır arasında temel
cezayı belirlemek hâkimin takdir ve değerlendirme yetkisi içindedir, ancak Anayasanın 141, 5271
sayılı CMKnun 34, 230 ve 289/9. maddeleri uyarınca hükümde bu takdirin denetime olanak
sağlayacak biçimde, hak ve nesafet kurallarına uygun, dosya içeriği ile uyumlu yasal ve yeterli
gerekçesinin gösterilmesi zorunludur. Yasa metinlerdeki ifadelerin tekrarı bu metinlerdeki genel
nitelikli ölçütler somut olaya ve failine özgülenmediği müddetçe yeterli bir gerekçe değildir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanık hakkında yasal ibarelerin tekrarı ile
yetinilerek yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile üst sınırdan ceza tayini,
2- Suç tarihinin 26.11.2004 olduğu gözetilmeden, takdiri indirimin 765 sayılı TCK’nun 59. maddesi
yerine suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 5237 sayılı TCK’nun 62. maddesi ile yapılması ve paraya
çevirme ile erteleme müesseseleri tartışılırken 647 sayılı Yasa yerine 5237 sayılı Yasa hükümlerine
dayanılması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş
olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması
gereken 1412 sayılı CMUKnun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.05.2012 gününde oybirliği
ile, karar verildi. (¤¤)

No Comments

Post A Comment

FinlandEnglishRussiaGermanIran