Yargı Görevi Yapanı Etkileme Suçu
Alanya avukat olarak hizmet veren Aşıkoğlu Hukuk Bürosu, Eski Alanya Cumhuriyet Savcısı Mehmet Aşıkoğlu tarafından Alanya'da kuruldu.
alanya,hukuk,bürosu,avukat,dava,danışma,mehmet,aşıkoğlu,mehmet aşıkoğlu,savcı,eski,ceza,ticaret,haciz,alacak,borçlar,Mehemet,Aşıkoğlu,alanya,avukat,hukuk,bürosu,alanya avukat, mehmet aşıkoğlu, alanya hukuk bürosu
18929
post-template-default,single,single-post,postid-18929,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,side_area_uncovered_from_content,vss_responsive_adv,vss_width_768,qode-theme-ver-14.2,qode-theme-bridge,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive
 

Yargı Görevi Yapanı Etkileme Suçu

Yargı Görevi Yapanı Etkileme Suçu

TCK MADDE 277.-  Bir davanın taraflarından birinin veya bir kaçının veya sa­nıkların veya davaya katılanların, mağdurların leh veya aleyhinde, yargı görevi yapanlara emir veren veya baskı yapan veya nüfuz icra eden veya her ne suretle olursa olsun adı geçenleri hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs eden kim­seye iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir. Teşebbüs iltimas derecesini geçmediği takdirde verilecek ceza altı aydan iki yıla kadardır.

Bu suçun tanımıyla korunan hukuksal yarar, hukuk ve ceza davalarında yargıla­manın adil bir şekilde yapılmasının ve adalete olan güven duygusunun devamının sağlanması ve aynı zamanda adliyenin her türlü dış müdahalelerden korunmasıdır.

Bu suçun maddi konusu, yargı görevi yapan kişilerdir. Suç, herhangi bir yargı görevi yapana karşı işlenebilir. TCK’nun 6/1-d bendindeki tanıma göre “yargı görevi yapan” deyiminden; yüksek mahkemeler ve adli, idari ve askeri mahkemeler üye ve hâkimleri ile, Cumhuriyet savcısı ve avukatlar anlaşmaktadır.

Bu suçun maddi unsuru, bir davanın taraflarından birinin veya bir kaçının veya sanıkların veya davaya katılanların, mağdurların leh veya aleyhinde yargı görevi yapanlara emir vermek veya baskı yapmak veya nüfuz icra etmek veya her ne suretle olursa olsun adı geçenleri hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs et­mektir. Suç, emir verme, baskı yapma, nüfuz icra etme veya hukuka aykırı olarak etki yapmaya girişme biçimindeki seçimlik hareketlerden birinin işlenmesiyle oluşur. Bu hareketlerin sonucunda mahkemenin etkilenip etkilenmemesi ve suç tanımında sayılan davanın süjelerinden birinin leh ve aleyhine hüküm verilip verilmemesi suçun oluşumu bakımından önem taşımaz.

Bu suçun manevi unsurunun oluşabilmesi için ise failin genel ve doğrudan kastla hareket etmesi gerekli ve yeterli olmaktadır. Ayrıca özel kast aranmaz. Suçun olası kastla veya taksirle işlenmesi mümkün değildir.

 

No Comments

Post A Comment

Hemen Arayın
EnglishGermanRussiaFinlandIran