Yapı Malikinin Sorumluluğu
Alanya avukat olarak hizmet veren Aşıkoğlu Hukuk Bürosu, Eski Alanya Cumhuriyet Savcısı Mehmet Aşıkoğlu tarafından Alanya'da kuruldu.
alanya,hukuk,bürosu,avukat,dava,danışma,mehmet,aşıkoğlu,mehmet aşıkoğlu,savcı,eski,ceza,ticaret,haciz,alacak,borçlar,Mehemet,Aşıkoğlu,alanya,avukat,hukuk,bürosu,alanya avukat, mehmet aşıkoğlu, alanya hukuk bürosu
18876
post-template-default,single,single-post,postid-18876,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,side_area_uncovered_from_content,vss_responsive_adv,vss_width_768,qode-theme-ver-14.2,qode-theme-bridge,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive
 

Yapı Malikinin Sorumluluğu

Yapı Malikinin Sorumluluğu

Türk Hukuk Sistemi, kural olarak “kusur ilkesine” dayalı kusur sorumluluğunu benimsemiş ancak istisna olarak illiyet prensibine dayalı kusursuz sorumluluk ilkesini kabul etmiştir. Başta Borçlar Kanunu olmak üzere, değişik yasalarda kusursuz sorumluluk hallerine yer verilmiş olup bu sorumluluk halleri doktrinde  “objektif sorumluluk” veya “sebep sorumluluğu” adı verilmektedir.

Türk Borçlar Kanunu 69. maddesinde düzenlenen “yapı malikinin hukuki sorumluluğu” kusursuz sorumluluk hallerindendir. Kusura dayanmayan bina veya diğer bir yapıya sahip olunması dolayısıyla öngörülen bu sorumluluk durumunda; intifa ve oturma hakkı sahipleri de sınırlı bir alanla müteselsilen sorumluk taşımaktadırlar.

Türk Borçlar Kanunu’nun 69. Maddesi;“Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür.”
“İntifa ve oturma hakkı sahipleri de binanın bakımındaki eksikliklerden doğan zararlardan malikle birlikte müteselsilen sorumludurlar.”
“Sorumluların, bu sebeplerle kendilerine karşı sorumlu olan diğer kişilere rucü hakkı saklıdır.”

Sorumluluğun esas olarak beş şartı bulunmaktadır. Bu şartlar özetle bir bina veya yapı eserinin varlığı, malik veya intifa ve oturma hakkı sahibinin varlığı, yapılıştaki bir bozukluk veya bakımda bir eksiklik, zarar ve illiyet bağıdır. İşbu sorumluluğa ilişkin gerekli şartların gerçekleşmesinden sonra, zarar gören açacağı tazminat davası ile genel esaslar kapsamında bu zararını tazmin ettirebilecektir. Kural olarak, maddi ve manevi tazminat davasını, bina veya yapı eserinden zarar gören kişi açabilmektedir.

Türk Borçlar Kanunu madde  69 kapsamında bir sorumluluktan bahsedilmek için yapılıştaki  bir bozukluk veya bakım eksikliği ile zarar arasında illiyet bağının bulunması gereklidir. Kanunda bu illiyet bağının varlığı konusunda bir karine kabul edilmemiş olduğundan, bu bağ zarar gören tarafından ispat edilmelidir.

No Comments

Post A Comment

Hemen Arayın
EnglishGermanRussiaFinlandIran