Şikayet ve Şikayetten Vazgeçme
Alanya avukat olarak hizmet veren Aşıkoğlu Hukuk Bürosu, Eski Alanya Cumhuriyet Savcısı Mehmet Aşıkoğlu tarafından Alanya'da kurulmuş olup. Alanya avukat olarak hizmet vermektedir.
alanya,hukuk,bürosu,avukat,dava,danışma,mehmet,aşıkoğlu,mehmet aşıkoğlu,savcı,eski,ceza,ticaret,haciz,alacak,borçlar,Mehemet,Aşıkoğlu,alanya,avukat,hukuk,bürosu,alanya avukat, mehmet aşıkoğlu, alanya hukuk bürosu
16329
post-template-default,single,single-post,postid-16329,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,side_area_uncovered_from_content,vss_responsive_adv,vss_width_768,qode-theme-ver-14.2,qode-theme-bridge,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive
 

Şikayet ve Şikayetten Vazgeçme

Şikayet ve Şikayetten Vazgeçme

Şikayet Süresi Ne Kadardır?

Şikayet süresi, mağdurun ‘fiil’ ve ‘faili’ öğrenmesinden itibaren 6 aydır. Müştekinin şikayet hakkını kullanabilmesi için hem faili hem de fiili öğrenmesi gerekir. Örneğin, 01.09.2016 tarihinde aleyhine mala zarar verme suçu işlenen bir mağdur, malına verilen zararı aynı tarihte öğrenmiş, fakat suçu işleyen failin kimliğini 3 ay sonra 01.12.2016 tarihinde öğrenmişse, şikayetçi olmak istediğinde şikayet süresi 01.12.2016 tarihinden itibaren 6 aylık hak düşürücü süreye tabi olacaktır.

Suçtan zarar gören veya mağdur, suç teşkil eden fiil veya failden hangisini daha geç öğrenmişse, 6 aylık şikayet süresi de o tarihten itibaren başlar. Şikayet süresi, fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 aylık bir hak düşürücü süreye tabi olmasına rağmen, şikayet hakkı, her hâlükârda TCK Md. 66’da düzenlenen dava zamanaşımı süresi içinde yapılmalıdır. En hafif suçlar için TCK Md. 66’ya göre belirlenen dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.

Müşteki birden fazla ise müştekilerden biri şikayet süresini kaçırsa bile, şikayet süresini kaçırmayan diğer müştekilerin şikayet hakkı düşmez, her zaman şikayetçi olabilirler.

Müşteki, Şikayet Hakkını Nasıl Kullanır?

Şikayet hakkı, polis, jandarma veya savcılığa beyanda bulunup müşteki ifade tutanağı düzenlenmesiyle kullanılabileceği gibi, savcılığa veya mahkemeye yazılı bir şikayet dilekçesi verilerek de kullanılabilir. Şikayet dilekçesi, şikayet edenin kimliğini, adresini, iletişim bilgilerini ve olayın açık anlatımını içermelidir. Şikayet dilekçesinin elle veya bilgisayarda yazılmış olmasının hiçbir önemi yoktur, önemli olan şikayet konusu olayın müşteki tarafından açıkça anlatılmış olmasıdır.

Müştekinin şikayet dilekçesi veya beyanı üzerinde savcılık iddianın suç teşkil ettiği kanaatine varırsa derhal soruşturma başlatır. Soruşturma işlemleri ile deliller toplanır; tanık dinlenir, keşif veya bilirkişi incelemesi yapılır, ilgili yerlere müzekkereler yazılarak iddianın doğruluğu araştırılır. Savcılık, suç işlendiği hususunda yeterli şüphe olduğunu görürse, bir iddianame düzenleyerek suçun faili hakkında ceza davası açar.

Olayın Tüm Şüphelileri veya Sanıkları Hakkında Şikayetçi Olmak Zorunlu mudur?

Suçtan zarar gören veya mağdur şikayet hakkını kullanırken esasen mağduru olduğu ‘fiili’ şikayet eder. Mağduru olduğu fiili şikayet eden müşteki, o fiile katılan tüm şüpheli veya sanıkları şikayet etmiş olur. Müşteki, aynı fiili işleyen faillerden sadece birini seçip şikayetçi olamaz. Aynı fiil nedeniyle şikayet hakkı, ancak tüm failler aleyhine ortak bir biçimde kullanılabilir.

Bir olayda suçtan zarar gören aleyhine işlenen birden fazla fiil ve suç varsa, her fiil için ayrı ayrı şikayet hakkı kullanılabilir. Birden fazla fiil tüm failler tarafından iştirak halinde (birlikte) işlenmemişse, sadece o fiili işleyen fail hakkında şikayetçi olmak veya şikayetten vazgeçmek mümkündür. Ancak, aynı fiili işleyen farklı faillerden sadece biri hakkında yapılan şikayetten vazgeçme başvurusu, tüm failler hakkında şikayetin geri alınması sonucunu doğurur.

Şikayetten Vazgeçme ve Ceza Davasına Etkisi

Şikayete tabi suçlarda, ancak şikayet hakkı kullanıldığında soruşturma başlayabilir. Savcılık veya polisin şikayete tabi suçlarda kendiliğinden soruşturma başlatma yetkisi yoktur. Örneğin, bir kimse basit bir şekilde diğer kimseye hakaret ettiğinde, polis hakaret suçu işlendiğini görse dahi taraflardan biri şikayetçi olmadan işlem yapamaz.

Şikayetten vazgeçme ise şikayete tabi suçlarda soruşturmayı sona erdiren, kovuşturma aşamasına geçilip ceza davası açılmışsa davanın düşmesine yol açan bir işlemdir. Takibi şikayete bağlı suçlarda şikayetten vazgeçme, aynı fiili işleyen tek bir fail hakkında yapılsa dahi, mahkemeye açılan ceza davasının düşmesi kararından tüm failler yararlanır. Borcun kaynağı aynı olsa bile, taahhüdü ihlal suçu nedeniyle açılan icra ceza davasında bir sanık hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğer sanığı etkilemez. Yani, bu durumda “şikayetten vazgeçmenin sirayeti” kurumu geçerli değildir.

Önemle belirtmek gerekir ki, takibi şikayete bağlı suçlarda şikayetten vazgeçme diğer sanıklara sirayet eder. Ancak, takibi şikayete tabi olmayan, yani resen soruşturulan ve kovuşturulan suçlarda, bir sanık hakkında yapılan şikayetten vazgeçme, diğer sanığa sirayet etmez. Örneğin, gasp suçu işledikleri iddiasıyla yargılanan iki sanıktan biri hakkında yapılan şikayetten vazgeçme diğer sanığa sirayet etmez. Yani, müşteki diğer sanık hakkında şikayetine devam ederek davaya müdahil sıfatıyla katılabilir.

Şikayetten vazgeçme beyanı veya dilekçesi verildikten sonra, aynı fiil ile ilgili bir daha şikayetçi olma veya kamu davasına müdahil olma (katılma) mümkün değildir. Yani, şikayetten vazgeçme beyanının geri alınması veya diğer bir deyişle şikayetten vazgeçmeden vazgeçme mümkün değildir. İster soruşturma aşamasında (karakol, savcılık ifadesi vs.) ister mahkemede görülen ceza davasının kovuşturulması aşamasında olsun, şikayetten vazgeçme beyanında bulunulduktan sonra aynı fiil ile ilgili şikayet hakkı bir daha kullanılamaz. Müştekinin şikayetten vazgeçme hakkını kullandığı fiil, şikayete tabi suçlardan ise soruşturma veya ceza davası sona erer. Ancak, hakkında şikayetten vazgeçme beyanında bulunulan fiil, savcılıkça kendiliğinden takibi gereken suçlardan biri ise kamu davası devam eder.

Birden fazla sanıklı bir ceza davasında müştekinin, sanıklardan bir kısmı hakkındaki davaya müdahil olması diğerleri hakkında aynı dosyada açılan davaya müdahale etmemesi mümkün olduğu gibi tüm sanıklar hakkında müdahil olduktan sonra bir kısım sanıklar hakkındaki müdahale talebinden vazgeçmesi de olanaklıdır. “Katılmadan vazgeçmenin sirayeti” şeklinde bir ceza hukuku kurumu yoktur. Müdahil, hangi sanık hakkında katılma talebini geri alıyorsa, geri alma sadece o sanık hakkında hüküm ifade eder.

Şikayetten vazgeçme, ceza davası neticesinde verilen hüküm kesinleşinceye kadar mümkündür. Müşteki, şikayetten vazgeçme hakkını dilerse istinaf mahkemesi veya Yargıtay temyiz incelemesi aşamalarında da kullanabilir. Ancak, ceza davasında verilen hüküm kesinleştikten sonra şikayetten vazgeçme başvurusu hiçbir hukuki sonuç doğurmaz. Kesinleşen hüküm infaz edilir.

Zarar gören veya mağdur müşteki, şikayetinden vazgeçse bile; aleyhine suç işleyen, suça azmettiren veya yardım eden kişiler hakkında her zaman maddi ve manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir.

Şikayetten Vazgeçme Nasıl Yapılır?

Şikayet başvurusu, kolluk, savcılık ve mahkeme gibi yargı organları ile kaymakamlık veya valilik gibi idari organlara yapılabilir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda şikayetten vazgeçmenin ne şekilde yapılacağı ile ilgili herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Şikayetten açıkça vazgeçme Cumhuriyet savcılığı ve mahkeme veya hakim gibi yargı organları huzurunda olabileceği gibi, zabıta makamları veya noter gibi makamlar huzurunda da olabilir. Burada önemli olan nokta, şikayetten vazgeçme hakkını kullanan müşteki beyanının ispatlanmasıdır. Kanunun aradığı husus, şikayetten vazgeçme iradesinin şüpheye yer vermeyecek bir şekilde ispatlanmasıdır. Örneğin, yaralamalı ve ölümlü trafik kazalarında noterde düzenlenen ibranamelerde müştekinin “… TL maddi ve manevi tazminat aldım, şikayetten vazgeçiyorum.” şeklinde yer alan vazgeçme beyanı geçerlidir.

Şikayetten vazgeçme açısından zorunlu müdafiliğe tabi süjeler açısından özel düzenleme bulunmaktadır. Ayrıca, 18 yaşından küçükler, sağır veya dilsiz ya da meramını anlatamayacak derecede malul olanların yasal temsilcileri ile avukatlarının birbirlerinden haberdar olmaları ve avukat tarafından yasal temsilcilerin bilgilendirilmeleri şarttır. Baro tarafından atanan avukatı tarafından bu bilgilendirme yapılmadan, 18 yaşını doldurmamış, sağır veya dilsiz ya da meramını anlatamayacak derecede malul olanların kanuni temsilcilerinin yapacakları şikayetten vazgeçme açıklamalarına muhakeme hukuku anlamında itibar edilemez.

Sanık Şikayetten Vazgeçme Beyanını Kabul Etmek Zorunda mıdır?

Şikayetten vazgeçme, sanık tarafından kabul edilirse ceza davası hakkında ‘düşme kararı’ verilir. Ancak, sanık şikayetten vazgeçme beyanını kabul etmek zorunda değildir. Sanık ceza davasının düşmesi yerine, yargılamaya devam edilerek dava sonunda kendisi hakkında ‘beraat kararı’ verilmesini talep edebilir. Bu durumda, müşteki şikayetten vazgeçse bile, ceza davası hakkında düşme kararı verilemez. Yargılamaya devam edilir, dava sonunda sanık hakkında şartları oluşmuşsa beraat kararı verilir. Yargılama neticesinde beraat kararı değil de mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği anlaşılırsa, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmez, mahkumiyet yerine şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilir.

 

Eğer bir avukata ihtiyacınız var ise Alanya Avukat‘lık bürosu olarak hemen yardımcı olabiliriz!

No Comments

Post A Comment

Hemen Arayın
FinlandEnglishRussiaGermanIran