Boşanmadan Önce Eşin Mal Kaçırması
Alanya avukat olarak hizmet veren Aşıkoğlu Hukuk Bürosu, Eski Alanya Cumhuriyet Savcısı Mehmet Aşıkoğlu tarafından Alanya'da kuruldu.
alanya,hukuk,bürosu,avukat,dava,danışma,mehmet,aşıkoğlu,mehmet aşıkoğlu,savcı,eski,ceza,ticaret,haciz,alacak,borçlar,Mehemet,Aşıkoğlu,alanya,avukat,hukuk,bürosu,alanya avukat, mehmet aşıkoğlu, alanya hukuk bürosu
18188
post-template-default,single,single-post,postid-18188,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,side_area_uncovered_from_content,vss_responsive_adv,vss_width_768,qode-theme-ver-14.2,qode-theme-bridge,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive
 

Boşanmadan Önce Eşin Mal Kaçırması

Boşanmadan Önce Eşin Mal Kaçırması

Türk Medeni Kanunu, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejimini yasal mal rejimi olarak benimsemiştir. Bu nedenle boşanma durumunda eşler arasında gerçekleşecek mal paylaşımı bu rejimin esaslarına uygun şekilde yapılacaktır.

Tasfiye Sırasında Edinilmiş Mallar Hangi Tarihe Esas Alınarak Tespit Edilecektir?

  Boşanma sonucunda veya boşanma davası ile birlikte eşlerden birisinin mal paylaşımı davası açması durumunda edinilmiş mal varlığının tespit edilmesi gerekecektir. Türk Medeni Kanunu’nun düzenlemesine göre, evlilik birliği içerisinde edinilmiş mallar, aktifi ve pasifi ile boşanma davasının açıldığı tarihteki durumuna göre değerlendirilerek tasfiye edilir.

Edinilmiş mallara katılma rejiminde, evlilik süresince eşlerin kendi malları üzerinde tasarruf yetkileri vardır. Üzerinde aile konutu şerhi bulunan taşınmazlar dışında, eşin mal varlığı üzerindeki tasarruf yetkisini kısıtlayıcı bir düzenleme mevcut değildir. Bu sebeple de eşler mal varlıkları üzerinde serbestçe tasarruf edebileceklerdir. Boşanma sonucunda edinilmiş malların kendiliğinden eşler arasında pay edilmesi söz konusu değildir.  Bundan dolayı da ancak boşanma ile birlikte, eşlerden her birinin, edinilmiş mala katılım alacağı davası açma hakkı doğmaktadır.

Mal Rejiminin Tasfiyesinde Paylaşıma Neler Dahil Edilir?

Kural olarak paylaşıma konu edilecek edinilmiş mallar boşanma davası tarihindeki aktif ve pasif mallardır. Pasif mal varlığı, edinilmiş mallara ilişkin borçları ifade eder.Ancak TMK 229. Maddesinde, boşanma davası tarihindeki edinilmiş mallara eklenecek değerler düzenlenmiştir

Eşin Katılma Alacağının Azaltılması veya Mal Kaçırma Amacıyla Yaptığı Kazandırmalar

  Diğer eşin olası katılma alacağını azaltmak için, tasarruf yetkisine sahip eş tarafından, üzerine kayıtlı gayrı menkullerin devri veya banka hesaplarının boşaltılması gibi yollara başvurulabilmektedir. Bu kötü niyetli işlemlerin varlığı halinde de, tasarruf bedelinin paylaşıma dahil edileceği kanunda düzenlenmiştir.

Mal kaçırma kastıyla yapılan bu işlemler için herhangi bir süre sınırı konmamıştır. Karşılıksız kazandırma bedelinin paylaşıma dahil edilebilmesi için son bir yıl içerisinde yapılmış olması gerekirken, kötü niyetli tasarrufun ise mal rejiminin geçerli olduğu süre içerisinde yapılmış olması yeterlidir.

Kanun, bu düzenleme için mal kaçırma kastı yani kötü niyet aramaktadır. İşbu husus paylaşımın değerlendirilmesi açısından önemlidir çünkü bu kasıtla yapılmış olmayan gerçek devir veya harcama bedelinin paylaşıma dahil edilmesi mümkün olmayacaktır.

Eklenecek Değerlerin Üçüncü Kişilere Ne Gibi Etkileri Olmaktadır?

 Türk Medeni Kanunu’nun 229. Maddede sayılan hallerde, doğrudan tasarruf konusu işlemin iptali söz konusu olmayacaktır. Yani bağış veya devir bedelinin mal paylaşımına dahil edilmesi, bu bağışın veya devrin iptali değil, işlemi yapmış olan eşin diğerine karşı, sanki bu değerler halen edinilmiş mallar içerisindeymiş gibi borçlanması sonucunu doğuracaktır. Burada ayni değil kişisel bir hak söz konusudur.

Ancak madde metninin devamı “bu tür kazandırma veya devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir”  şeklinde  sürmektedir.

Bu düzenlemeye göre, açılacak mal rejiminin tasfiyesi davasında davanın bağış veya devir yapılan kişiye ihbarı durumunda, bu kişi de talepte bulunan eşe karşı sorumluluğu söz konusu olacaktır. Ancak bu sorumluluk, iyi niyetli üçüncü kişinin, bağış veya kötü niyetli devir sonucunda elinde kalan değer ve talepte bulunan diğer eşin bu değerden doğan alacak miktarıyla sınırlı olacaktır.

 

No Comments

Post A Comment

Hemen Arayın
EnglishGermanRussiaFinlandIran