Meskeniyet İtirazı Yargıtay Kararı
Alanya avukat olarak hizmet veren Aşıkoğlu Hukuk Bürosu, Eski Alanya Cumhuriyet Savcısı Mehmet Aşıkoğlu tarafından Alanya'da kuruldu.
alanya,hukuk,bürosu,avukat,dava,danışma,mehmet,aşıkoğlu,mehmet aşıkoğlu,savcı,eski,ceza,ticaret,haciz,alacak,borçlar,Mehemet,Aşıkoğlu,alanya,avukat,hukuk,bürosu,alanya avukat, mehmet aşıkoğlu, alanya hukuk bürosu
17373
post-template-default,single,single-post,postid-17373,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,side_area_uncovered_from_content,vss_responsive_adv,vss_width_768,qode-theme-ver-14.2,qode-theme-bridge,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive
 

Meskeniyet İtirazı Yargıtay Kararı

Meskeniyet İtirazı Yargıtay Kararı

Özet:

Meskeniyet itirazında: Bilirkişi vasıtasıyla borçlunun sosyal durumu itibariyle münasip ev alabileceği değer tespit edilmeli, bu değer mes-keniyet itirazına konu olan evin değerinden az ise, mahcuz ev satılmalı, ev alması için gereken bedel borçluya verilip geri kalan bedel alacaklıya ödenmelidir.

Bu durumda, satışın borçlunun sosyal durumuna göre ev alabileceği miktardan az olmayacak şekilde gerçekleşmesine de karar verilmelidir.

 

T.C.
Yargıtay
Hukuk Genel Kurulu

Esas No:2013/659
Karar No:2014/252
K. Tarihi:5.3.2014

(…Borçlunun, aleyhine başlatılan icra takibinde, haline münasip evinin haczedildiğini belirterek İİK’nın 82.maddesi gereğince haczin kaldırılması talebi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, haczin kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir.

İİK’nın 82/12.maddesi gereğince, borçlunun “haline münasip “evi haczedilemez. Bir meskenin, borçlunun haline uygun olup olmadığı, adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra mahkemesince, borçlunun, sözü edilenlerle birlikte barınması için, zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir.

Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlere, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı, kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez.

Somut olayda, mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, taşınmazın değeri tespit edilmiş ve fakat borçlunun şehrin daha mütevazı semtlerinde, lüks özellikler taşımayan haline münasip bir ev alabileceği değer belirlenmeden, bilirkişinin raporuna itibar edilerek hüküm tesis edildiği görülmektedir.

Bu durumda, mahkemece yapılacak iş, bilirkişilerden ek rapor alınarak, borçlunun, taşınmazın bulunduğu Tuzla ilçesinin, daha mütevazı bir yerinde, haline münasip evi alabileceği değerin tespitinden sonra, tespit edilen miktar, mahcuzun değerinden az ise mahcuzun satılarak, borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine, artanın alacaklıya ödenmesine, satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile ve yetersiz rapora dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir…)

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN: Karşı taraf-alacaklı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

İstek, İİK’nın 82/12.maddesine dayalı meskeniyet nedeniyle haczedile-mezlik şikâyetine ilişkindir.

Şikâyet eden-borçlu, alacaklı tarafından aleyhine başlatılan icra takibinde, haline münasip evinin haczedildiğini ileri sürerek İİK’nın 82.mad-desi gereğince haczin kaldırılmasını istemiştir.

Karşı taraf-alacaklı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, borçluya ait haczedilen evin, haline münasip evi olduğu ve haczedilemeyeceği gerekçesiyle şikâyetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; karşı taraf-alacaklı vekilinin temyizi üzerine hüküm, Özel Daire’ce yukarıya metni aynen alınan ilam ile bozulmuştur.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Kadıköy 7. İcra Müdürlüğü’nün 2006/15265 esaslı icra dosyasında, alacaklı A.Ö. tarafından, borçlu M.B. aleyhine, 36.912.72 YTL toplam alacak miktarı için Kartal 1.İş Mah.’sinin

14.11.2006 tarih, 2005/74 esas, 2006/7009 karar sayılı ilamına dayalı olarak 5.12.2006 tarihinde ilamlı icra taki başlatıldığı, takibe dayanak ilamın; davacısı A.Ö., davalısı M.B. olan ve davacının, davalının iş yerinde çalışmasından kaynaklı işçilik alacaklarının tahsiline ilişkin olduğu, icra emrinin borçlu M.’ye 07.12.2006 tarihinde tebliğ edildiği, takibin kesinleşerek, taşınmaz üzerine 31.07.2007 tarihinde haciz konulduğu anlaşılmaktadır.

2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 82|12.maddesinde; “Borçlunun haline münasip evi (Ancak evin kıymeti fazla ise bedelinin haline münasip bir yer alınabilecek miktarı borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır.).’’ denilmek suretiyle haline münasip ev olgusunun ne şekilde belirleneceği düzenlenmiştir. Mahkemece alınan raporlarda, dava konusu taşınmazın değeri belirlenmekle birlikte haline münasip alınabilecek ev değeri belirlenmemiştir.

O halde mahkemece; bilirkişiden ek rapor alınarak, borçlunun taşınmazının bulunduğu Tuzla ilçesinde, haline münasip evi alabileceği değer belirlenmeli; bu değer haczedilen dava konusu evin değerinden az ise mahcuz ev satılarak, haline münasip ev alınması için belirlenen bedelin borçluya verilmesi, kalan miktarın alacaklıya ödenmesi ve mahcuz evin satışının borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına karar verilmelidir.

Açıklanan nedenlerle mahkemece, bozma ilamına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olup, direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ

Karşı taraf-alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının bozma ilamında belirtilen nedenlerden dolayı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3.maddesinin atfı dikkate alınarak HUMK.’nun 429.maddesi gereğince usulden BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 366|in.maddesi uyarınca tebliğden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 05.03.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.

 

No Comments

Post A Comment

Hemen Arayın
FinlandEnglishRussiaGermanIran