İddianame Nedir?
Aşıkoğlu Hukuk Bürosu, Eski Alanya Cumhuriyet Savcısı Mehmet Aşıkoğlu tarafından Alanya'da kurulmuş olup, yerli ve yabancı müvekkillere hukuki danışmanlık veren hukuk bürosudur.
alanya,hukuk,bürosu,avukat,dava,danışma,mehmet,aşıkoğlu,mehmet aşıkoğlu,savcı,eski,ceza,ticaret,haciz,alacak,borçlar,Mehemet,Aşıkoğlu,alanya,avukat,hukuk,bürosu,alanya avukat, mehmet aşıkoğlu, alanya hukuk bürosu
16165
post-template-default,single,single-post,postid-16165,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,side_area_uncovered_from_content,qode-theme-ver-14.2,qode-theme-bridge,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive
 

İddianame Nedir?

İddianame Nedir?

İddianame Nedir?

İddianame, soruşturma yapılarak elde edilen delillerden suç işlendiği kanaatine varan Cumhuriyet savcılığının şüpheli hakkında ceza davası açmak üzere düzenlediği belgedir. İddianame, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki şartları taşımadığı takdirde kamu davasının açıldığı mahkeme “iddianamenin iadesine” hükmeder.

Savcılığın düzenlediği iddianame kanuni tüm şartları ihtiva ettiği takdirde, mahkeme tarafından “iddianamenin kabulü kararı” verilir. İddianame mahkemece kabul edildiğinde soruşturma aşaması biter, aşaması başlar. Mahkeme iddianameyi kabul ettikten sonra bir “tensip zaptı” düzenleyerek duruşma hazırlığı işlemlerini yapar.

İddianame Düzenlenmesi Şartları Nelerdir?

İddianame düzenlenmesi için genel nitelikteki şu şartların gerçekleşmesi gerekir:

  • Cumhuriyet Savcısı, ihbar, şikayet veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez soruşturma açmak zorundadır. Savcılık yaptığı soruşturma neticesinde kamu davası açmaya gerek olmadığı kanaatine varırsa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verir.
  • Şüpheli hakkında iddianame düzenlenebilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir.
  • Soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte “yeterli şüphe” olup olmadığını Cumhuriyet savcısı takdir edecektir.
  • İddianamenin düzenlenmesine yol açan “yeterli şüphe”, şüphelinin ceza yargılaması neticesinde mahkum olma ihtimalinin beraat etme ihtimalinden yüksek olmasıdır.

İddianame Nasıl Düzenlenir?

İddianame, sanığa isnat edilen ve suç sayılan maddi fiilleri, yerini, zamanını açıkça göstermeli, hukuki nitelendirmesi yapılan fiilin, kanunda karşılığı olan suç ve cezası hakkında bilgi içermelidir (Y18CD-2017/2799). İddianame şu şekilde düzenlenir (CMK m.170/3):

İddianamede suç konusu olay açıkça anlatılmalıdır.

  • Olay nedeniyle şüpheliye atfedilen suç ve ihlal edilen kanun maddeleri, yani suçun vasfı ve sevk maddeleri iddianamede gösterilmelidir.
  • İddianamede suç teşkil eden olaylar mevcut delillerle ilişkilendirilmeli, şüpheliye yüklenen suçun ne şekilde meydana geldiği ortaya konulmalıdır.
  • Şüpheli, mağdur, müşteki ve suçtan zarar görenlerinin kimlik bilgileri şüpheye yer vermeyecek şekilde iddianameye yazılmalıdır.
  • Şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmış ise, gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri iddianamede gösterilmelidir.
  • İddianamenin sonuç kısmında, şüphelinin sadece aleyhine olan hususlar değil, lehine olan hususlar da ileri sürülmelidir.

İddianamenin İadesi Şartları

Savcılık tarafından düzenlenen iddianamenin eksik veya hatalı olması halinde, ceza davasının açıldığı mahkeme tarafından soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra “iddianamenin iadesi kararı” verilir. Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren 15 günlük süre içinde iddianamenin iadesi kararı verilebilir (CMK m.174/1). Bu süre geçtikten sonra mahkemenin iddianamenin iadesi kararı vermesi mümkün değildir. Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir (CMK m.174/4).

Cumhuriyet savcısı, mahkemenin verdiği iddianamenin iadesi kararına itiraz etme yetkisine de sahiptir. İddianamenin iadesi kararına itiraz eden savcılığın itirazı reddedildiğinde, savcılık tarafından iade kararına karşı kanun yararına bozma yoluna da gidilebilir. Savcılık iade kararına itiraz etmediği veya itirazları reddedildiği takdirde, iddianamenin iadesi kararında gösterilen eksik veya hatalı noktalar tamamlayarak yeniden bir iddianame düzenler.

Sanık veya müştekinin avukatı da iddianame mahkemeye verildikten sonra bir dilekçeyle iddianamenin iadesini talep edebilirler.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa göre, iddianamenin iadesi nedenleri şunlardır (CMK m.174/1):

  • İddianamede yukarıda açıkladığımız hususların (5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 170/3’te yer alan hususlar) gösterilmemesi,
  • İddianamenin suçun ispatlanmasına etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenmesi,
  • Ön ödeme ya da uzlaşma yoluyla çözümlenecek bir suç olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde, iddianamenin ön ödemeyada uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenmesi.

Yukarıdaki hallerden birinin gerçekleşmiş olması durumunda, davanın açıldığı görevli ve yetkili mahkeme iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verir.

İddianamenin İade Edilemeyeceği Haller Nelerdir?

İddianamenin iade edilemeyeceği haller şunlardır:

  • Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez (CMK m.174/2). Örneğin, haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu nedeniyle iddianame tanzim edildiği halde, davanın açıldığı mahkeme, suç vasfının özel hayatın gizliliğini ihlal suçu olduğu kanaatinde olsa bile iddianameyi iade edemez. Çünkü, suç vasfında değişiklik halinde kovuşturma aşamasında sanığa ek savunma hakkı verilerek hüküm kurulabilir.
  • En geç 15 gün sonunda mahkeme tarafından iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır. Kabul edilmiş sayılan iddianame iade edilemez. (CMK m.174/3).
  • Suçun niteliğinin değişmesi nedeniyle davanın görevli mahkemeye açılmadığı gerekçesiyle iddianame iade edilemez. Açık görev hatası olmadıkça görev nedeniyle iddianame iade edilemez. Çünkü, iddianamenin kabulünden sonra kovuşturma evresinde mahkeme tarafından görevsizlik kararı verilerek eksiklik giderilebilir.
  • Yargıtay kararlarına göre yetkisizlik nedeniyle de iddianamenin iade edilmesi mümkün değildir. Çünkü, kamu davası açıldıktan sonra mahkeme tarafından yetkisizlik kararı verilerek dava dosyası yetkili mahkemeye gönderilebilir.

İddianame Düzenlenmesinin Sonuçları Nelerdir?

İddianamenin düzenlenmesi ve mahkeme tarafından kabul edilmesiyle birlikte şu sonuçlar meydana gelir:

İddianamenin Kabulü Kararı ve Kovuşturma: 5271 sayılı Ceza muhakemesi kanununa uygun düzenlenen iddianameler hakkında mahkeme tarafından “iddianamenin kabulü kararı” verildiğinde duruşma hazırlığı işlemleri başlar. İddianamenin kabulü biter, mahkeme tarafından yürütülecek kovuşturma aşaması başlar. Soruşturma aşamasında şüpheli olarak nitelendirilen kişi, kararı ile savcılık tarafından yürütülen soruşturma aşaması kovuşturma aşamasında sanık olarak nitelendirilir. Mahkeme ayrı bir şekilde iddianamenin kabulü kararı vermese bile, tensip zaptı ile de iddianameyi kabul edebilir. Mahkemenin iddianamemin kabulüyle ilgili hiçbir karar almaması halinde, iddianame 15 gün geçmesiyle kabul edilmiş sayılır.

İddianame Yargılamanın Sınırlarını Belirler: Savcılığın iddianamedeki olay anlatımı, ceza mahkemesinin yapacağı yargılamanın sınırlarını da belirler. Mahkemede yargılama sorasında İddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması mümkün değildir. Ceza mahkemelerince bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için, yargılamaya konu edilecek fiil ile ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunmalıdır. Ceza davası, Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açılır. Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir (CMK m.225). Bu düzenleme gereğince hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir. Anılan yasal düzenlemelere göre iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması yasaya açıkça aykırılık oluşturacaktır. Öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hâkim, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuksal çözüme kavuşturacaktır. İddianamede anlatılan eylem değişmemiş olmakla birlikte, o eylemin hukuksal niteliğinde değişiklik olması halinde sanığa ek savunma hakkı verilerek değişen suç niteliğine göre bir hüküm kurulması mümkündür (CMK m.226). Bu düzenlemenin bir sonucu olarak mahkeme, eylemin hangi suçu oluşturacağına ilişkin nitelendirmede iddia ve savunmayla bağlı değildir. Örneğin iddianamede hırsızlık olarak nitelendirilen eylemin, suç eşyasının kabul edilmesi suçunu oluşturacağı görüşünde olan mahkeme, sanığa ek savunma hakkı da vermek suretiyle anılan suçtan hüküm kurabilecektir. İddianamede anlatılan ve kapsamı belirlenen olayın dışında bir fail ve fiilin yargılanması söz konusu olduğunda ise, suç duyurusunda bulunulması ve iddianame ile dava açılması halinde gerekli görülürse her iki iddianame ile açılan davaların birleştirilmesi yoluna gidilebilecektir (YCGK-K.2012/31).

İddianame ve Hukuki Kesinti: İddianamenin düzenlenmesi ile birlikte şüphelinin işlediği fiil ile ilgili hukuki kesinti şartları meydana gelir. Hukuki kesinti nedeniyle şüphelinin iddianamenin düzenlenmesinden sonraki eylemleri ayrı bir suç olarak değerlendirilir ve sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmaz. Örneğin, 05.03.2017 tarihinde piyasaya sahte para süren kişinin yakalanarak 06.03.2017 tarihinde hakkında iddianame düzenlendikten sonra, 07.03.2017 tarihinde yeniden piyasaya sahte para sürmesi halinde, iki ayrı parada sahtecilik suçu nedeniyle cezalandırılması gerekir. Halbuki, iddianame düzenlenmeden önce iki ayrı günde piyasaya sahte para süren şüpheli hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanır ve sadece bir parada sahtecilik suçu nedeniyle cezalandırılır.

İddianame Ne Kadar Sürede Hazırlanır?

İddianame hazırlama süresi, delillerin toplanması, keşif yapılması, ifade alma vb. soruşturma işlemlerinin sayısı ve yoğunluğuna bağlı olmak üzere değişmektedir.

Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre savcılık tarafından iddianame yazılmasına ilişkin düzenleyici bir süre bulunmamaktadır. Bu nedenle, yasal olarak belli bir süreyle sınırlı olmamakla birlikte her soruşturmanın özelliği de dikkate alınarak iddianamenin makul bir sürede hazırlanması gerekir.

 

No Comments

Post A Comment

FinlandEnglishRussiaGermanIran