Aşıkoğlu Hukuk Bürosu | GİZLİ TANIKLIK
Aşıkoğlu Hukuk Bürosu, Eski Alanya Cumhuriyet Savcısı Mehmet Aşıkoğlu tarafından Alanya'da kurulmuş olup, yerli ve yabancı müvekkillere hukuki danışmanlık veren hukuk bürosudur.
alanya,hukuk,bürosu,avukat,dava,danışma,mehmet,aşıkoğlu,mehmet aşıkoğlu,savcı,eski,ceza,ticaret,haciz,alacak,borçlar,Mehemet,Aşıkoğlu,alanya,avukat,hukuk,bürosu,alanya avukat, mehmet aşıkoğlu, alanya hukuk bürosu
16246
post-template-default,single,single-post,postid-16246,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,side_area_uncovered_from_content,qode-theme-ver-14.2,qode-theme-bridge,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive
 

GİZLİ TANIKLIK

GİZLİ TANIKLIK

Gizli Tanık Nedir?
     Ceza muhakemesinde dinlenen tanığın kim olduğunun sanık tarafından öğrenilmesi, tanık veya yakınları açısından “ağır ve ciddi bir tehlike” teşkil ediyorsa; tanık, soruşturma ve
kovuşturma aşamalarında “gizli tanık” olarak dinlenebilir.
    Gizli tanık, soruşturma aşamasında bizzat savcılık tarafından, kovuşturma aşamasında
mahkeme tarafından dinlenir. Kolluğun (polis, jandarma vs.) gizli tanık dinleme yetkisi
yoktur. Bir tanığın gizli tanık olarak dinlenip dinlenmeyeceği, hukuki değerlendirme
gerektiren bir karardır. Gizli tanıklık kararı da soruşturma aşamasında yetkili hukukçu süje
olan savcılık, kovuşturma aşamasında da yargılamayı yapan mahkeme tarafından alınabilir.
Gizli Tanık Nasıl Dinlenir? İfadesi Nasıl Alınır?
    Gizli tanık, ağır ve ciddi bir tehlikeye uğrama ihtimali nedeniyle özel bir usul ile
dinlenmektedir. Gizli tanık, tanık dinlenirken doğrudanlık ve yüzyüzelik ilkesi gereği hazır
bulunma hakkına sahip olan kişiler (müşteki, sanık, avukatlar vs.) hazır olmadan
dinlenmektedir. Uygulamada gizli tanığın dinlenmesi konusunda birkaç yöntem olduğunu
söylemek mümkündür.
Savcılık tarafından yürütülen soruşturma aşamasında; soruşturmanın gizliliği ilkesi gereği gizli tanık dinlenirken, tanığı dinleyen savcı ve tutanağı yazacak katip dışında hiç kimse hazır bulunma yetkisine sahip değildir. Soruşturma aşamasında polis ve jandarma tarafından sıklıkla gizli tanık dinlendiği görülmektedir. Gizli tanığın bu şekilde dinlenmesi hukuka aykırı olup elde edilen ifade hukuka aykırı delil niteliğindedir.
Kovuşturma aşamasında; kural olarak, tanıklar, duruşmada hazır bulunma hakkına sahip kişilerin huzurunda dinlenmelidir. Mahkeme, kararını ancak bizzat dinlediği ve tarafların tartışma imkanı bulduğu tanık beyanı deliline dayandırabilir. Gizli tanık bile olsa tarafların soru sorma hakkı saklıdır. Gizli tanık nasıl dinlenirse dinlensin yargılamayı yapan mahkeme, çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkesi gereği taraflara, soru sorma, gizli tanığın beyanının doğruluğunu ve güvenilirliğini denetleme ve tanığın beyanını tartışma imkanı sunmak zorundadır.
Gizli tanığın dinlenmesi konusunda iki sistem uygulanmaktadır:
 Birinci yöntemde; gizli tanık, duruşma devam ederken duruşma salonunun dışında bir
yerde hazır bulundurulur. Gizli tanığın kimliği saklı tutulur, görüntüsü gizlenir ve sesi
değiştirilerek duruşma salonuna aktarılır. Taraflar ve avukatları, gizli tanık mahkeme
tarafından dinlendikten sonra soru sorma hakkını kullanabilirler. Sistemin
dezavantajları; gizli tanığın etki altında olup olmadığının bilinmemesi, dinlendiği
sırada yönlendirilip yönlendirilmediğinin denetlenememesidir.
 İkinci yöntemde; duruşmada hazır bulunma yetkisine sahip olan müşteki, katılan veya
sanık hazır bulunmadan, sadece taraf avukatlarının hazır bulunduğu bir ortamda
tanığın kapalı duruşmada dinlenmesidir. Bu yöntemde taraf avukatları, tanığı bizzat
görmekte, tanık beyanını denetleme ve doğrudan soru sorma imkanını elde etmektedir.
Bu yöntem, son dönemlerde çok az uygulanmaktadır.
Gizli Tanıklık Mevzuatı
5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu uyarınca tanık koruma tedbirlerine başvurulabilmesi için
kanunda belirtilen suçlardan birisi hakkında soruşturma veya kovuşturma bulunması, tedbir
uygulanacak kişinin tanık veya yakınlarından biri olması, kişinin hayatı, beden bütünlüğü ve
malvarlığı için ağır ve ciddi bir tehlike bulunması, tedbirin ölçülü olması, yetkili mercilerin
kararının bulunması gerekir.
Türkiye’nin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu göre bir delil aracı olarak gizli tanıklık kurumuna aşağıdaki hallerin gerçekleşmesi halinde başvurulabilir:
1 Suça İlişkin Koşullar: 5271 sayılı CMK’nın 58/2 maddesi gizli tanıklık kavramını düzenlemektedir. CMK Md. 58/5’e göre ancak örgütlü suçlar da tanığın kimliğinin gizlenmesi mümkündür. Uygulamada aşağıdaki suçlar nedeniyle Tanık Koruma Kanunu gereği koruma altına alınması gereken tanıklar gizli tanık olmaktadır (Tanık Koruma Kanunu md.3):
       5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda ve ceza hükmü içeren özel kanunlarda yer alan
ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve alt sınırı on yıl veya daha fazla
hapis cezasını gerektiren suçlar için tanıklar, tanık koruma tedbiri kapsamına
alınabilir.
      Adi Örgütlerde Kriter (TCK 220 çerçevesinde suç işlemek için kurulan
örgütler): Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgütün faaliyeti
çerçevesinde işlenen alt sınırı iki yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar
için tanıklar tanık koruma tedbiri kapsamına alınabilir.
    Siyasi Örgütlerde Kriter (TCK 314): Siyasi örgütlerle ilgili suçlarda (örgüt üyeliği,
propaganda vs.) suç ve ceza miktarı sınırlaması olmadan her tanık, koşulları varsa
gizli tanık olarak dinlenebilir.
2 Tanığa ilişkin Koşullar (CMK 58/3-4): Tanık olarak dinlenecek kişilerin kimliklerinin ortaya çıkması kendileri veya yakınları açısından ağır bir tehlike oluşturacaksa kimlikleri saklı tutulabilir. Tanık Koruma Kanunu ise tanığın koruma tedbiri kapsamına alınması için ağır ve ciddi tehlike kriterini öngörüyor.
AİHM ve Anayasa Mahkemesi Kararlarında Gizli Tanıklık
    AİHM ve Anayasa Mahkemesi, belli koşulların gerçekleşmesi halinde gizli tanık beyanını
delil olarak kabul etmektedir. Gizli tanığın dinlenmesi neticesinde elde edilen beyanın delil
olarak değerlendirilmesi için her iki mahkemenin aradığı ortak kriterler şunlardır:
 Tanığın kimliğini gizlemek için makul bir sebep olmalıdır. Tanığın, gizli tanık olarak
dinlenmesini gerektiren tehlike sanık, sanığın birlikte hareket ettiği kişiler veya
yakınlarından kaynaklanmalıdır.
 Gizli tanık ifadesi hükmün dayandığı “tek delil” olmamalıdır. Mahkeme, hükmünü
sadece gizli tanık ifadesine dayandırmamalıdır.
 Gizli tanık ifadesi, hükümde “tek delil” olarak gösterilmese bile, diğer delillerin yanı
sıra hükmün üzerine bina edildiği “esas ve belirleyici delil” ise, sanık veya avukatına
tanık ifadesinin güvenilirliğinin ve doğruluğunun saptanması amacıyla yargılamada
güvence mekanizmaları sağlanmalıdır. Sanık ve avukatı, gizli tanık ifadesini
denetleyecek imkanlardan yoksun bırakılmışsa, adil yargılanma hakkı ihlal edilmiş
sayılır.
No Comments

Post A Comment

FinlandEnglishRussiaGermanIran