Aldatma (Zina) Sebebiyle Boşanma Davası
Aşıkoğlu Hukuk Bürosu, Eski Alanya Cumhuriyet Savcısı Mehmet Aşıkoğlu tarafından Alanya'da kurulmuş olup, yerli ve yabancı müvekkillere hukuki danışmanlık veren hukuk bürosudur.
alanya,hukuk,bürosu,avukat,dava,danışma,mehmet,aşıkoğlu,mehmet aşıkoğlu,savcı,eski,ceza,ticaret,haciz,alacak,borçlar,Mehemet,Aşıkoğlu,alanya,avukat,hukuk,bürosu,alanya avukat, mehmet aşıkoğlu, alanya hukuk bürosu
16163
post-template-default,single,single-post,postid-16163,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,side_area_uncovered_from_content,qode-theme-ver-14.2,qode-theme-bridge,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive
 

Aldatma (Zina) Sebebiyle Boşanma Davası

Aldatma (Zina) Sebebiyle Boşanma Davası

ZİNA SEBEBİ İLE BOŞANMA DAVASI

Zina mutlak, özel ve kusura dayanan bir boşanma nedenidir. Türk Medeni Kanun’u 161. Maddesinde düzenlenmiştir. Zina mutlak bir boşanma nedeni olduğu için zinanın ispatlanması sonucunda hakim boşanmaya hükmetmek zorundadır. Sonuç olarak ispat yükümlülüğü vardır. Zinanın özel bir boşanma nedeni olmasının sonucu ise zinanın başlı başına ayrı bir kanun maddesinde düzenlenmesidir. Türk Medeni Kanunu’nun 161. Maddesinde özel olarak bir boşanma sebebi şeklinde düzenlenmiştir.

Türk Medeni Kanun’u 161. Maddesi’ne göre:

(1) Eşlerden biri zina yaparsa, diğer eşin boşanma davası açma hakkı vardır.

(2) Dava açmaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve herhâldezina fiilinin üzerinden beş yıl geçtikten sonra dava hakkı düşer.

(3) Affeden tarafın dava hakkı yoktur.

Zina Türk Hukukunda;” Evli bir şahsın, eşinden başkaca birisi ile cinsel münasebetlerde bulunmasıdır.” şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanım çerçevesinde zinanın oluşması için 3 şartın gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu şartlar;

  • Evlilik koşulu
  • Cinsel ilişki koşulu
  • Kusur koşulu

Zinanın varlığı için davanın tarafları arasında geçerli bir evlilik ilişkisinin bulunması gerekir. Tarafların evli olmaması durumunda zinadan söz edilemez. Sonuç olarak yokluk durumunda evlilik hiç kurulmamış sayılır. Batıl olan evliliklerde durum farklıdır. Batıl olan evlilikler hakimin kararı ile sona ereceğinden batıl olan evlenme, hakim kararına kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğuracağından zinadan söz edilebilir.

Zinadan söz edilebilmesi için eşlerin birlikte yaşamaları şart değildir. Taraflardan biri hakkında gaiplik, ayrılık, ayrı konut edinme kararı verilmesi, ayrılık veya boşanma davası açılması sonucu ayrı yaşama hakkının bulunması durumlarında eşlerden birinin karşı cinsten biriyle cinsel ilişki kurması boşanma davası açılmasına neden olur.

Ülkemizde “evlilik benzeri birlikteliklere” ve “eş cinsel birlikteliklere” evlilik sonucudoğurmadığından bu tarz ilişkilerde zinadan söz edilemez. Eşcinsel birliktelikler sonucu zinaya dayanarak boşanma davası açılamaz.

Zinanın objektif unsuru evli tarafların eşlerinden başka biri ile cinsel ilişkide bulunmasıdır. Her şekilde kurulan cinsel ilişki zina sayılır. Teşebbüs aşamasında kalsa bile zina sayılır. Ayrıca cinsel ilişkinin zina sayılması için sürekli olması gerekmemektedir.

Bir defa yapılan cinsel ilişki zina sayılmaktadır.” Aynı cinsle kurulan cinsel ilişkiler, hayvanla kurulan cinsel ilişkiler, yapay döllenme ve aşıkane hareketler zina sayılmaz.”

Aşıkane hareketler,” okşama, kucaklaşma, öpüşme vb.” sadakat yükümlülüğünü ihlal etseler bile zina sayılmamaktadırlar. Bu yüzden zinaya dayanarak boşanma davası açılamaz. Bu durumlarda, Türk Medeni Kanun’u m. 163’te düzenlenen “Haysiyetsiz yaşam sürme” hükümlerine göre boşanma davası açılabilir.

Zinanın kusura dayanması gerekir. Bir eşin kusuru olmadan böyle bir cinsel ilişkiye girmesi,mesela kadının kaçırılarak zorla tecavüze uğraması ve bunun gibi irade dışı durumlar zina sayılamaz.

Zinanın her türlü kanıtla ispatı mümkündür. İspat yükü davacıdadır. Tarafların ikrarı Türk Medeni Kanun’u 184/b.3 hükmüne göre hakimi bağlamaz. Bu nedenle davalının ikrarı tek başına aile hakimini bağlayan bir kanıt sayılmaz. Ayrıca zina nedeniyle boşanma davasında yemin delil olarak kullanılamaz.

Zinanın “gebe kalmak, zührevi hastalığa yakalanmak, fotoğraflar, düğün yapmak, iletişim araçları, tanık beyanları, kesinleşmiş hükümlülük kararı, soruşturma evrakı” vb. araçlarla ispatı olanaklıdır.

– Kadının kocası ile cinsel ilişkide bulunmasının veya kocası ile cinsel ilişkide bulunması sonucu gebe kalmasının imkansız olduğu durumlarda gebe kalması zina fiilinin ispat araçlarından biridir.

– Fotoğraflar zina fiilini kanıtlama araçlarından biridir. Ancak bu fotoğraflar zina fiilini ispatlar nitelikte olmalıdır.

– Mektuplar, bilgisayar kayıtları, telefon kayıtları, ses kayıtları vb. gibi iletişime ilişkin belge ve kayıtlar zina fiilini ispatlama araçlarıdır.

– Tanık beyanları zina fiilini ispatlama araçlarından biridir. Zina fiilinin tam bir görgüye dayanılarak ispatlanması oldukça zordur. Bu nedenle yaşam deneyimleri ve durumun gereklerine göre cinsel ilişkinin gerçekleştiğini gösterecek olan fiillerinin ispatlanması yeterlidir. Davalı ile arasında husumet bulunan tanıkların çelişkili beyanlarına ya da tanıkların başkalarından aktardıkları olaylara dayanılarak hüküm kurulamaz.

– Kesinleşmiş bir hükümlülük kararı varsa zina fiilini ispatlama için başkaca bir kanıt aranmasına gerek yoktur.

– Soruşturma evrakı içinde yer alan anlatımlarla da zina ilişkisi ispatlanabilir.

Kuvvetli bir şüpheyi haklı gösterecek diğer deliller de zina sebebi ile boşanma davalarında ispat aracı sayılır.

Zina sebebiyle boşanma davasında davaya hakkı olan kadın veya kocanın, “Boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay, her halde zina fiilinin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Bu süreler hak düşürücü sürelerdir. TMK 161. Maddede düzenlenmiştir. Zina tek eylem ile gerçekleşmiş ise bu süreler eylem günü, devam eden zinalarda ise zinanın sona erdiği günden itibaren hak düşürücü süreler işlemeye başlar.

Affeden tarafın dava hakkı yoktur. Af örtülü veya açık olabileceği gibi yazılı veya sözlüde olabilir. Af kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardandır.Temsilci aracılığı ile affedilme olanağı bulunmamaktadır. Affeden tarafın ayırt etme gücüne sahip olması şarttır. İradeyi sakatlayan sebepler varsa af geçersiz hale gelir.

Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Eşlerden birinin bu sadakatsizliği nedeniyle diğer eş evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası da açabilir. Davacı iki hakkını da ayrı ayrı dava konusu yapabileceği gibi aynı dava içinde de iki ayrı sebebe de dayanabilir. Ancak zina nedeni ile açmış olduğu boşanma davasından feragat ettikten sonra aynı olaya dayalı olarak evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanma davası açamaz.

Davacı davasını zina sebebiyle boşanma davası şeklinde açmışsa aile mahkemesi hakimi her ne kadar zina evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olursa da evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma kararı veremez.

Yine aynı şekilde davacı davasını zina nedeniyle boşanma davası değil de evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası olarak açmışsa tarafların zina nedeniyle boşanmalarına karar verilemez.

No Comments

Post A Comment

FinlandEnglishRussiaGermanIran